Behçet DİNLERER

1954 - 13 Aralık 1980


1954 yılında İstanbul'da emekçi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Lise yıllarında katıldığı bir daktilo yarışmasında Türkiye birincisi oldu.

1974 yılında Ankara İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi'ne girdi. Beşevler bölgesindeki faşist işgallere karşı yürütülen mücadele içinde yer aldı. Bu süreçte Devriınci Gençlik çevresine katıldı. 1975 yılında Orta Doğu Teknik Üniversitesi'ne girdi. Devrimci çalışmalarını ODTÜ'de ODTÜ-DER bünyesinde sürdürdü. Ankara Yüksek Öğrenim Derneği'nin (AYÖD) kurulmasından sonra Ankara'da yüksek okullardaki faşist işgallerin kırılması çalışmalarına etkin olarak katıldı. 1975 yılı sonlarında çıkmaya başlayan Devrimci Gençlik Dergisi'nin ilk çalışanlarından biri oldu.

1976 yılında, devrimci çalışmaları örgütlemek için Antalya bölgesine gitti. Burada hareketin temellerini attıktan sonra Ankara'ya döndü ve ardından aynı amaçla Adana'ya gitti. Başlangıçta Adana'da ciddi bir varlığı olmayan devrimci hareketin bölgedeki örgütlenmesinde Behçet Dinlerer'in büyük payı oldu. Sonraki dönemde, Behçet Dinlerer, Adana il sorumluluğunun yanısıra Çukurova bölgesinde devrimci hareketin koordine edilmesi sorumluluğunu da üstlendi.

1979 yılında sol içi bir çatışmada ağır yaralandı. MİT ve Emniyet mensuplarının, bulunduğu hastaneye düzenleyecekleri bir operasyon haber alınarak arkadaşları tarafından kaçırıldı ve uzun süre tedavi gördü. Bu tedavi dönemi, 1976 yılında yaptığı evlilik sonucu doğan oğlu Ali Fuat'ı görme ve bir süre birlikte olma imkanı yarattı.

İyileştikten sonra devrimci hareketin güçlenmesine yönelik çalışmalar için Antep bölgesine gitti. Kısa bir süre sonra Ankara'ya döndü ve Ankara il örgütlenmesinde yer alarak bölge çalışmalarını yönlendirdi. Ankara'da özellikle gecekondu bölgelerinde gelişen devrimci örgütlenmelerin oluşumunda Behçet Dinlerer'in çok büyük emeği geçti.

12 Eylül sonrasında Cunta'ya karşı direnişi örgütleme faaliyeti içindeyken 23 Kasım 1980 günü yakalandı.

Yakalandıktan sonra sorgusu, diğer Devrimci Yolcular gibi Ankara'da DAL grubunda yapıldı. Ankara İli Doğu Bölgesi Devrimci Yol sorumlusu olmakla suçlanan Behçet Dinlerer, DAL'da ağır işkence gördü. DAL'da uygulanan her türlü işkenceye maruz kalmasının ötesinde, sorgu sırasında bir gece polis timi tarafından Elmadağ'a götürüldü. Çırılçıplak soyularak kum torbalarıyla dövüldü ve ardından kara gömülerek saatlerce bekletildi.

Behçet Dinlerer, DAL'da gördüğü işkenceler sonucunda 13 Aralık 1980 tarihinde öldü.

Dr. Ayşe Kars anlatıyor:

(Behçet Dinlerer'in duıumunun ağırlaşması üzerıne kaldırıldığı Tıp Fakültesi Hastanesi Dahiliye Kliniği'nde görevli Asistan Dr. Ayşe Kars'ın Askeri Savcı Nurettin Soyer'e verdiği ifadeden...)
"...Hastanın alt dudağı şişmiş, dişlerinin arkası kanamalı, gözünün altında ekimoz ve sağ kolunun şiş olduğıınu gördüm, dil ve dudakları kupkuruydıı. İki dizinde ve burnıında yara, sağ gözünün altında ve göğsünün yanında ekimoz vardı. Anüs çevresinde morluklar bulunuyordu ve penisinde 1 cm. çapında kabuklu yara göze çarpıyordu. Ağrılarının şiddetinden dolayı zaman zaman bağırıyordu."

Nokta Dergisi, 19 Ekim 1986

Behçet Dinlerer, ölümcül bir durumda hastaneye kaldırıldığında, hastane doktorlarından Dr. Necati Soykan'ı arayan Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Celal Sungur şunları söylüyordu: "Hasta 15-20 kişiyi öldürmüş; böyle kişilerin temizlenmesi gerekir. Bu tür kişilerle ilgilenenlerin de sonu kötü olur." (Nokta Dergisi, 19 Ekim 1986). Dekan Celal Sungur'un tehditleri sonucunda hastanede Behçet Dinlerer için adli vaka raporu tutulmadı.

Ankara Sıkıyönetim Komutanlığı Askeri Savcılığı'nın Behçet Dinlerer'in ölümünden sorumlu polisler hakkında açtığı soruşturma, dönemin Sıkıyönetim Komutanı Recep Ergun tarafından engellenmeye çalışıldı. Davanın açılmasından sonra ise Recep Ergun, Tıp Fakültesi Dekanı Celal Sungur, ölüme birinci dereceden sebep olduğu belirtilen polis Tuncay Yağmur ve DAL grubu sorumlusu Komiser Kemal Yazıcıoğlu'nun üzerine gidilmemesini istedi, soruşturmayı yürüten savcıları "Soruşturma polislere zarar vermeden yapılmalı" diye azarladı.

Behçet Dinlerer'in işkenceyle öldürülmesi davasında yargılanan polislerin tümü yargılama sonunda beraat ettiler. Sözkonusu dava halen temyiz aşamasında. (Nisan 1993).

Behçet Dinlerer, arkadaşları tarafından, açıksözlü, kararlı, güleryüzlü ve soğukkanlı bir insan olarak hatırlanıyor.

 


Biradım Dergisi Web Grubu 2003-2004 email: web@devrimciyol.org