Veli ESKİLİ

1955 - Ocak 1981
 


1955 yılında orta halli bir ailenin oğlu olarak Konya'da doğdu. Üniversite eğitimi için geldiği Ankara Erkek Teknik Öğretmen Okulu'nda faşist işgale karşı sürdürülen mücadelenin ön saflarında yer aldı. Atak ve cesur kişiliği öğrenciler arasında sevilip benimsenmesini kolaylaştırdı. Ayrıca şakacı ve konuşkandı. Kendisine aşırı güveni, militan ruhu, ele avuca sığmaz karakteri zaman zaman belki de bir efsane kahramanına uygun davranışlar göstermesine neden oldu. Örneğin bu yıllarda faşistlerin işgali altındaki Turizm ve Ticaret Yüksek Okulu'na toplu giden öğrencilerin üzerine faşistlerce ateş açılması üzerine öğrencileri korumak amacıyla orada bulunan Veli Eskili, silahını çekerek okulun içine girdi ve havaya bir kaç el ateş ettikten sonra faşistleri kovaladı. Slogan atarak okulun içinde tur atıp çıkıp gitti.

Arkadaşı Sedat Göçmen anlatıyor:

"Veliyi, o dönemin hemen hergün kavgayla, çatışmayla geçen günlerinde bile yüzünden eksik olmayan gülüşüyle hatırlıyorum. Faşistlerle yoğun çatışmaların yaşandığı o yıllarda ağzı laf yapan insanlardan çok, deyim yerindeyse 'iyi döğüşen' insaıılar dikkat çeker, ilgi görürdü. Ankara'da bu işi en iyi yapanlar da genellikle TEK-DER'lilerdi. Necdet (Bozkurt), Soner (İlhan), Veli gibi...

Unutamadığım bir olayı anlatayım... Sanıyorum 1975 yılıydı. 12 Mart döneminde devrimciler tarafından ODTÜ'de saklanmış birkaç tabanca bulmuştuk. O yıllardcı faşistlere karşı kendimizi savunmak için silah taşımaktaıı başka seçeneğimiz yoktu. Ama ortada yeterli silah da yoktu. ODTÜ'de bulduğumuz silahlar arasında 22'lik bir Beretta vardı. Çok iyi bir silahtı. Ona göz koymuştum, nitekim aldım. Bir gün Veli, Turizm Ticaret'e, okuldan çıkan öğrencilerin koruması için gideceğini, silaha ihtiyacı olduğunu söyledi. Ben de dayanamadım 22'liği verdim. Aslında Ankara'da Veli'den başha kimseye de kolay kolay vermezdim. Sıkı sıkı da tembih ettim; "silah hem Çok değerli, hem de tarihi hir alettir, dikkat et" diye... Gel gör ki o gün, o silahla Turizm Ticaret'in önünde yakalandı. Uzun zaman beni gördüğünde yolunu değiştirdi.

Veli'nin ölüm haberini sorguda aldım. Çorum'dan DAL'a getirilmiştim. Bekir Pullu söyledi Malatya'da öldürüldüğünü..."

1974'lerde Ankara'daki faşist hareketin belinın bükülmesinde önemli görevler üstlendi. Öğrenci hareketi içindeki saygın yeri nedeniyle Devrimci Gençlik Dernekleri Federasyonu kurucu üyesi oldu 1976'da Beşevler'de faşistlerle çıkan bir çatışma sonucu aranmaya başladı. Devrimci Gençlik mücadelesini kaçak olarak sürdürmenin olanaksızlığı ve Çorum'lu devrimcilerin talepleri nedeniyle aynı yıl Çorum'a gitti. Burada kaldığı kısa süre içinde devrimci mücadelenirı örgütlenmesinde ilk ciddi adımlar atıldı. Ancak faşistlerle giriştiği bir çatışma sonunda burada da deşifre oldu ve Ankara'ya geri döndü. Bir müddet sonra Antalya'ya gitti. Bölgede örgütlenme çalışmaları sürdürürken bir. kaza sonucu başından yaralandı ve sahte kimlikle tedavi oldu. Kısmi felç ihtimali oldukça yüksekti. Ameliyat sonrası kafatasında 3 cm çapında bir boşluk kalmıştı ve daha sonra vücudunun bir yerinden alınacak parçalarla burası kapatılacaktı. Uzun süre tedavi gördü. Konuşması düzelmemişti ve bir kolu tam tutmuyordu. Çok hızlı koşardı, ancak hastalığı bunu da engelliyordu. Bu durum Veli Eskili'yi çok rahatsız ediyordu. İnatla egzersizler yaptı ve sonunda felç durumundan kurtuldu. Nekahat döneminde siyasal eğitimini geliştirmesi yönündeki tavsiyelere kulak asmadı. Okumasını sevmezdi. "Kitap okumak da neymiş, önemli olan savaşmaktır" derdi ve bu yüzden arkadaşlarıyla tartışırdı. Canayakınlığı ve güleryüzü kendisine yöneltilen eleştirilerin dozunu azaltıyordu.

İyileşmeye yüz tutunca kendi ısrarıyla bir an önce mücadeleye devam edebilmek için İskenderun'a gitti ve bölgedeki aktif mücadelenin örgütlenmesine, girişti.
Bir kaç kez de devrimci hareketin lojistik desteğini sağlamak için Suriye'ye gitti. Kısa bir süre sonra Adana'daki devrimci hareketin militan mücadele ihtiyacı nedeniyle Adana'ya geçti ve militan eylemler örgütledi.

Kıvırcık saçları ve esmer teniyle bir Güney'li gibi gözüküyordu. Hatta Arapça küfürler öğrendi ve yeri geldiğinde fütürsuzca onları kullandı. Adana'da Ziraat Fakültesi'nde okuyan kız kardeşiyle gizli gizli buluştu ve kimliğinin açığa çıkmamasına dikkat etti. Adana'daki faşist terör kısa bir sürede kırıldı. Hareketli ve yerinde duramaz kişiliğiyle bölgede devrimcilerin moral ve askeri üstünlüğü ele geçirmesinde büyük katkıları oldu. Militan mücadeleyi sürdürürken eğlenmeyi de ihmal etmedi. Beraber kaldığı arkadaşlarıyla akşamları bir yandan silahların bakımını yaparken diğer yandan da rakı içip, şarkılar söylerdi. Sert ve katı mücadeleci yanına karşın oldukça içine kapalı ve duygusaldı. Eleştiriler karşısında alınır, kendisini militan bir eylem yaparak savunurdu. 1 Şubat 1978'de tutuklandı. Üstündeki sahte kimlik nedeniyle kimliğini saklamayı başardı. İşkence görürken kafatasındaki boşluğa gelebilecek her hangi bir darbe derhal ölümüne neden olabilirdi. Dişini sıktı. Cezaevinde direnişin önünde yeraldı. Ailesi cezaevinde kendisini ancak sahte kimlikle ziyaret edebildi. Mahkemede arkadaşlarını kurtarmak için hiç tereddütsüz eylemi üstlendi. 1980 başında nasıl olduğu belli olmayan biçimde cezaevinden kaçtı ve Malatya'ya gitti. Burada militan mücadelenin örgütlenmesinde ve faşistlerin dağıtılmasında görev aldı.

1981 başında Devrimci Yol hareketine karşı ülke çapında girişilen operasyonun dikkatini dağıtmak amacıyla Malatya'da bir karakol basmaya karar verildi. Baskın hazırlıkları tamamlandıktan sonra Veli Eskili son bir kez karakolun önünden geçip kendi gözleriyle bölgeyi görmek istedi. Kadife pantolonu, paltosu, kışlık san Mekap ayakkabısı, balıkçı yaka kazağıyla Çarmuzlu karakolu önünden geçerken, polisler yoldan geçen kuşkulu şahısları durdurup aramaya başladılar. Veli Eskili'ye "Dur!" diye bağırdılar. Veli Eskili durmadı, silahını çekip siper almak istedi. Ancak etrafta uygun bir yer yoktu. Silahı tutukluk yaptı ve polisler onu tarayıp öldürdüler. Kimliği gene meçhuldü. Polis uzun süre civar köylüleri getirip onun kim olduğunu öğrenmeye çalıştı. Çok zaman sonra elde edilen bilgiler sonucu, onun Veli Eskili olduğu anlaşıldı.


Biradım Dergisi Web Grubu 2003-2004 email: web@devrimciyol.org