Kemal ÖZDEMİR 

1950 - 15 Kasım 1980


1950 yılında Fatsa'nın Kılıçlı Köyü'nde doğdu. Öğrencilik yaşamı kısa sürdü. İlk öğrenimini köyünde taınamladıktan sonra Fatsa Ortaokulu'nu bitiremeden ikinci sınıftan ayrıldı. Okuldan ayrıldığında 15-16 yaşlarında olan Kemal Özdemir, ilk gençlik döneminin ardından Fatsa'da kıraathane işletmeciliği yapmaya başladı. O yıllarda henüz belirgin bir politik tutumu yoktu, Fatsa'nın tanınmış "kabadayı"larındandı. Daha sonraları, arkadaş çevresinin ve özellikle 1974 yılında cezaevinden çıkan Fikri Sönmez'in etkisiyle devrimcilerle ilişki kurdu. Bu ilişki içinde kendisini geliştirirken faşistlerle olan kavgalarda da ön saflarda yer alıyordu. Ancak Kemal Özdemir'in devrimci harekete bütünüyle katılımı 1977 yılında oldu. Çok sevdiği arkadaşı, Fatsa Halkevi Başkanı Kemal Kara'nın faşistler tarafından öldürülmesi, Kemal Özdemir'in hayatında bir dönüm noktası oldu.

İşlettiği "Yoldaş Kıraathanesi", devrimcilerin sürekli toplandığı bir mekandı. 1977 yılında fındık mitingi yapılması kararı alındığında, miting öncesi düzenlenrnesi planlanan "Küçük Köylü Kurultayı" için iki arkadaşıyla birlikte bir hafta içinde 11 köy dolaştı. Kurultay, başarısızlıkla sonuçlandıysa da toplantıya gelen 8 delegeden 5'i Kemal Özdemir'in bölgesindendi.

Kemal Özdemir'in köy örgütlenmesi çalışmalarına ilk katılımı, kendi köyünde bir köyodası açma girişimiydi. Koyu AP'li olan babasının engellemesiyle karşılaştı. Esasen babasının muhalefeti siyasal nedenlerden çok, tek erkek çocuğu olan Kemal Özdemir'in hayatı konusunda duyduğu endişeydi. Nitekim, Kemal Özdemir'in öldürülmesinden sonra onun davasına duyduğu saygıyı açığa vurmuş, oğlunu kaybetmiş olmanın üzüntüsüyle kısa süre sonra ölmüştü. Kemal Özdemir, bir süre babasının yatışmasını bekledi ve girişimini sonuçlandırarak Kılıçlı Köyodası'nı açtı. Köyodası başta gençlerin, zamanla orta yaşlıların, giderek kadınların ve yaşlıların okuma, oturma ve toplantı salonu haline geldi.

Kemal Özdemir, sonraki dönemde çalışma alanını genişletti; aralarında Kılıçlı, İnönü, Tepecik, Aslancami'nin de bulunduğu 10 kadar köyü kapsayan bir alanda inisiyatif sahibi oldu. Teorik eksikliklerini, kitleleri örgütleme ve harekete geçirme yeteneğiyle kapattı. Çalıştığı bölgedeki Direniş Komiteleri'nin kuruluşu büyük bir gelişme gösterdi. Özellikle Kılıçlı, Aslancami, Eskiköy birimlerinde onun yetiştirdiği onlarca insan devrimci hareketin kadroları haline geldiler. Yıllardır derinleşmiş bir yaraya dönüşen Aslancami ve Eskiköy Belediyeleri arasındaki düşmanlığı ortadan kaldırmada, diğer devrimci arkadaşlarıyla birlikte gösterdiği başarı, her iki köy halkının da Devrimci Yol saflarına katılmasında başlıca etkenlerden biri oldu.

Kemal Özdemir, yöre halkıyla çok iyi diyalog kurabilen, halkın örf ve adetlerine saygılı, düğünde-dernekte onlarla kolayca kaynaşan bir insandı. Saz çalar, türkü söylerdi. Özellikle çevresindeki insanlarda büyük bir güven duygusu uyandırırdı. 1972 yılında evlenen Kemal Özdemir'in Sevinç, Nezahat, Mahir ve Çiğdem isimlerinde 4 çocuğu vardı.

Kemal Özdeınir'in eşi anlatıyor:

"En beğendiğim özelliği, dürüst ve güven verici oluşuydu. Düşüncelerine önceleri karşı çıkıyordum; ancak anlattıklarını anlamaya başlayınca ona yardımcı olmaya çalıştım. Eşimin başına gelebilecekler konusunda bazı korkularım vardı. Ama, böyle birşeyi aklıma bile getirnıek istemediğimden olacak, öldürüleceğini hiç düşünmemiştim."

Kemal Özdemir 15 Kasım 1980 tarihinde Ayşe Makar'la birlikte bulundukları sığınakta öldürüldü. Bölgede 'Tren Nuri' adıyla tanınan Nuri Aydın, yakalandığı gün askerlere Özgüç Tuncay'ın yerini göstererek öldürülmesine neden olmuştu. Aradan 15 gün geçmiş, sorgucular ondan şimdi de Kemal Özdemir'in yerini göstermesini istiyorlardı. Bu takdirde üzerindeki bir cinayeti (siyasi bir olay değildi) hasıraltı edeceklerini söylediler.

Tren Nuri'nin ihanetini yaşayanların anlatımına göre olaylar şöyle gelişti:15 Kasım günü, Aslancami yakınlarında Tren Nuri sanki o gün yakalanmış ve askerlerin elinden kurtularak kaçmış izlenimi yaratmaya çalışılarak bir mizansen düzenlendi. Tren Nuri, Kemal Özdemir'in bulunduğunu düşündüğü sığınağa doğru 'kaçtı'. Sığınağa vardığında kimseyi bulamayınca, çevrede olabilecekleri düşüncesiyle bağırarak yardım istedi. Yanılmamıştı, nitekim az sonra Kemal Özdemir, yanında Ayşe Makar olduğu halde ağaçların arasından çıkıp geldi. Tren Nuri, onlara senaryoyu anlattığında inanmamak için bir neden görmediler ve yanlarına alarak bir başka sığınağa gittiler. Sonrasında sığınağın bulunduğu bölgeden uzun uzun silah sesleri duyuldu. Kemal Özdemir ve Ayşe Makar öldürülmüşlerdi.

Yöredeki bir kısım devrimcinin iddiasına göre ise, bu sığınakta sırayla nöbet tutarak uyumaya başladılar. Nöbet sırası Tren Nuri'ye geldiğinde üzerindeki silahla uyumakta olan Kemal Özdemir ve Ayşe Makar'ı öldürdü. Ardından operasyon birliklerine durumu bildirdi. Olaya çatışma süsü vermek için, sığınak uzun süre ateş altında tutuldu. Cesetler sığınaktan çıkarıldıktan sonra üzerlerine onlarca kurşun sıkıldı.

Tren Nuri ise, bütün bunlara rağmen 8 yıl cezaevinde kalmaktan kurtulamadı. Pişmanlık Yasası ile cezaevinden çıktı.

 


Biradım Dergisi Web Grubu 2003-2004 email: web@devrimciyol.org