Abdullah Gülbudak

1945 - 15 Mayıs 1983


Fatsa Tepecik Köyü'nde doğdu. İlkokulu köyünde, ortaokulu Fatsa'da, liseyi Samsun'da okudu. Yüksek öğrenimini ise İstanbul'da yaptı.

Kızı Senem Gülbudak anlatıyor:

"... Babam, bütün köy çocukları gibi çocukluğunu köyde geçirmiş. Küçük yaşta öksüz kaldığı için onu büyükannesi ve büyükbabası büyütmüş. Çocukluğu çok çetin ve zorlu geçmiş. Gençliği de öyle, Yüksekokul yıllarında, toplumsal muhalefetin yükselişi, bu yükselişin odağında öğrenci gençlik hareketinin bulunuşu onu devrimci mücadele içine çekmiş. Babam tüm devrimciler gibi halkını ve bu yolda verilen mücadeleyi yürekten seven, bizlere düşünceleri ve yaşamıyla örnek olan hir rehberdi. İnsan sevgisiyle doluydu yüreği. Özellikle çocukları çok severdi. Bunu her fırsatta kendi çocukları olarak bize de gösterirdi."

Abdullah Gülbudak,1973-77 yılları arasında Fatsa'da tarih öğretmenliği yaptı ve Devrimci Öğretmen hareketi içinde sorumluluklar yüklendi. 1977 yılında tayin edildiği Giresun'un Bulancak İlçesi'nde de devrimci çalışmalarını sürdürdü. TÖB-DER Genel Merkez yönetimine seçilen Abdullah Gülbudak, Giresun'dan ayrılarak Ankara'ya yerleşti. TÖB-DER Genel Saymanlığına getirildi. TÖB-DER bünyesinde görev yaptığı dönemde, bir yandan da Ankara'nın Çerkeş, Nallıhan, Haymana, Kızılcahamam ve Polatlı ilçelerinde devrimci çalışmalara aktif olarak katıldı.

12 Eylül'den sonra 29 Aralık 1980 günü gözaltına alındı. DAL'da ağır işkencelere maruz kaldı.

Tutuklanarak Mamak Askeri Cezaevi'ne gönderildi. Hem Ankara Devrimci Yol davasında, hem de TÖB-DER davasında yargılandı. TÖB-DER davasından 8 yıl 4 ay ceza aldı.

Kızı Senem Gülbudak anlatıyor:

"Babam cezaevine düştüğünde ailemiz parçalanmıştı. Bu zor dönemde üzüntümü ve yalnızlığımı paylaşmada en büyük yardımı onun mektuplarında buluyordum. Yaşımın küçük olması ve üzerindeki bazı baskılardan dolayı onunla yeterli iletişim kuramıyorduk. Mamak'ta mektup yazma günleri sınırlıydı. İçinde bulunduğum durumu, duygularımı, sorunlarımı ona yeterince anlatamıyordum. Onunla birşok şeyi paylaşmaktan yoksun kaldık. Cezaevinden gönderdiği mektuplarında bir babanın söyleyeceği şeylerden çok, bir dost sıcaklığı, sevecenliği taşıyan şeyler yazardı. Kendine olan güvenine ve direncine hemen her mektubunda rastlamak mümkündü."

Abdullah Gülbudak, Mamak Cezaevi'nin ağır koşullarında sağlığını yitirdi. Devrimci Yol davasında yargılanırken, TÖB- DER davasından aldığı cezanın infazı için gönderildiği Ankara Merkez Kapalı Cezaevi'nde 15 Mayıs 1983 günü öldü. Cenazesi 19 Mayıs'ta toprağa veridi. Otopsi raporunda "kalp yetmezliği ve damar tıkanıklığı" nedeniyle öldüğü yazıyordu.


Biradım Dergisi Web Grubu 2003-2004 email: web@devrimciyol.org