4. KOLORDU KOMUTANLIĞI
l. NO.LU ASKERİ MAHKEMESİ DEVRİMCİ YOL DAVASI KIDEMLİ HAKİMLİĞİNE

ANKARA

"Bilindiği gibi davaya konu olan olaylar Türkiye'de bir iç savaş görüntüsünün yaşandığı bir döneme aittir. Bu nedenle, olaylar ve kişilerin sorumluluklarının tam olarak saptanabilmesi, Türkiye'yi bir iç savaşın eşiğine kadar sürükleyen olayların ve gelişmelerin gerçek mahiyetinin doğru olarak saptanması öncelikle gereklidir. (....)

Kimdir Türkiye'yi o duruma getirenler? İpekçiler'i, Tütengil'leri öldürtenler kimlerdi ve amaçları neydi? Malatya ve Pazarcık'ta geniş alevi ve sünni aşiretlerin

  lideri durumundaki belediye başkanlarına aynı yöntemlerle suikast düzenleyerek bütün bir bölgeyi kana bulamak isteyenler, Maraş'ta ve Çorum'da bu emellerine kısmen ulaşarak binlerce yurttaşımızı katlettirenler kimlerdir? İstanbul'da üniversite öğrencilerinin üzerine bomba atarak 7'sini öldürenler, Ankara'da Yükseliş okulunda ve başka yerlerde aynı yollarla katliamlar düzenleyerek bütün Türkiye'yi bir dehşet ortamına sürükleyenlerin amaçları neydi? Bütün bunları ve benzerlerini hangi çevreler, hangi amaçlarla tertiplemişlerdir? Bütün bu soruların cevapları açığa çıkarılmadıkça bize yönelik suçlamalar ve verilecek hükümler hiç bir şey ifade etmeyecektir.

Sorgumda da kısaca belirttiğim gibi bize göre Türkiye'yi 12 Eylül 1980'e getiren iç ve dış, çeşitli nedenler vardır. bu konudaki düşüncelerimi savunmamda etraflıca anlatmaya çalışacağım. Ancak bu konularda değişik çevreler tarafından da bazı düşünce ve iddialar ileri sürülmektedir. Bunların da bilinmesinde ve dikkate alınmasında yarar bulunduğuna şüphe yoktur. (....)

1-1970'li yıllarda MİT görevlisi olan Mahir Kaynak son zamanlarda bazı ilginç açıklamalarda bulunmuştur. Mahir Kaynak bazı gazetelere yaptığı açıklamasında 12 Mart ve 12 Eylül'deki müdahalelerde ABD'nin rolü olduğunu ileri sürmüştür. "Demirel'le Batının siyasi ihtilafları vardı. Mesela Türk-Sovyet ilişkileri konusunda Türkiye'nin bağımsız bir politika izlemesi Batı'yı tedirgin ediyordu. Zaten müdahaleden sonraki model Türkiye ile Batı'nın iç içe geçmesi olayıdır." Mahir Kaynak açıklamalarında Türkiye'nin 12 Eylül'e getirilmesinde tamamen Batı'nın ve ABD'nin rolü olduğunu, bu amaçla aşı teorisi adı verilen bir "teknik" uygulandığını, bazı tertipler ve yaratılan olaylarla bir anarşi ortamı sağlanarak sola karşı mukavemetin artmasının sağlandığını iddia etmektedir. (....)

Biz 1980 öncesinde Türkiye'de meydana gelen olayların bütünüyle dış güçler tarafından çıkarılıp yönlendirildiği şeklinde bir düşünceye sahip değiliz. Olayların ekonomik, sosyal ve siyasal planlarda önemli iç nedenleri vardır. Ancak emperyalist güçler de bizim gibi ülkelerdeki gelişmeleri kendi yönlerinden etkilemek için bir takım tertiplere, müdahalelere başvurmaktadırlar. CIA'nın bütün dünyada bu amaçla çeşitli tertiplere başvurduğu, olaylar, karışıklıklar yarattığı, darbeler düzenlediği bilinmektedir. Bu bakımdan ABD'nin ülkemizde de bazı tertiplere ve eylemlere başvurmuş olması mümkündür. (....)

2- Türkiye 1980 öncesindeki olaylara sürüklenirken iki kere Başbakanlık görevinde bulunan Demirel de bazı açıklamalar yapıyor. Bazı açıklamalarında Demirel de Türkiye'nin 12 Eylül müdahalesine getirilmesinde ABD'nin rolüne işaret ediyor. Gazeteci-yazar C. Arcayürek Demirel'le yaptığı bir konuşmasını şu şekilde aktarıyor:

"Bilhassa Vietnam mağlubiyetinden sonra ABD yeniden infiratçılığa kaymıştır. Müdahalenin gerçekleştiği gün Amerika'daki sevinci oradaki görevlilerden birinin diğerine söylediği "your boys have done it" şeklindeki ifadesinde bulmak mümkündür. Amerika'nın tavrı hep müdahale alkışçılığı olarak esasen Türkiye'nin iç işlerine karışmak şeklinde olmuştur. "
(C.Arcayürek açıklıyor. Kitap 10. sh. 536)

Hatırlanacağı üzere 1977 seçimleri sırasında Başbakanlık makamında bulunan S. Demirel, B. Ecevi't'e bir yazı göndererek Taksim meydanında kendisine karşı bir suikast düzenleneceğinin istihbar edildiğini, bazı dış çevrelerin ve gizli güçlerin Türkiye'yi bu yolla bir kardeş kavgasına ve iç savaşa sürüklemek istediklerini ileri sürmüştü. Bu dış güçler ve gizli örgütler kimlerdir? O tarihten sonra Türkiye gerçekten bir iç savaş ortamına sürüklendiğine göre, bu çevreler başka ne gibi tertiplere başvurmuşlardır? (...)

3- Gene iki kez Başbakanlık makamında bulunan B. Ecevit de gazeteci C. Arcayürek'le yaptığı bir konuşmasında şunları söylemekteydi: "Sözkonusu örgüt... her türlü yeraltı savaşları için planlar yapar, insan yetiştirir, gizlilik içindedir. 1974 yılına kadar Amerikalılardan mali yardım görüyordu... Bu örgütte iyi niyetli kimselerin yanısıra, yurt savunması yönünde gördükleri eğitimi kendi siyasal görüşleri doğrultusunda Türkiye'deki şiddet eylemlerinde kullananların bulunabileceği güçlü olasılıktır. Çünkü bu eylemlerin bazıları görünürdeki çoluk çocuk tarafından değil, güçlü bir örgüt tarafından düzenlenebilecek niteliktedir. Bu örgütten yetişip emekli olmuş kişilerin bilgilerini ve yetiştirdikleri kişileri kendi siyasal görüşleri doğrultusunda kullandıklarını gösteren belirtiler vardır... Sarıkamış'taydım. Birlikte yemek yediğimiz komutana; "Kontr-gerilla"yı sordum. "Var" dedi. O sırada çevrede MHP il başkanı da dolaşıp duruyordu. ‘o da bu daireyle ilgili mi?' diye soracak oldum, ‘o başında' demez mi?"

B. Ecevit 7 Mayıs 1977 tarihinde Cumhurbaşkanına yazdığı bir mektupta "hareket halindeki komando birliklerinden, isim vererek iş adamlarının maddi desteklerinden de söz etmektedir. (...)

4-1975 yıllarından sonra Türkiye'de pek çok önemli olay meydana gelmiştir. Ancak bu olaylardan bazıları, olayların seyrini ve gelişme ritmini değiştiren, tırmandıran bir niteliğe sahiptir. Gelişmeleri bir iç savaş yönünde kışkırtıcı özellikler taşıyan bu tür olayların çoğunluğu bugüne kadar karanlıkta kalmıştır. Bir yanda bizlere yönelik -olayların sorumlusu olduğumuz şeklindeki- suçlamalar sürdürülürken, olayların gerçek mahiyetinin açığa çıkarılması için hiç bir şey yapılmamış, bazı olayların örtbas edilmesine ve özellikle karanlıkta bırakılmasına çalışılmıştır. Maraş ve Çorum olayları gibi, Malatya ve Pazarcık'ta geniş alevi ve sünni aşiretlerin önderi durumundaki Belediye Başkanlarına karşı düzenlenen ve biri başarısızlıkla sonuçlanan suikast olayları da bunlardandır. Bu olaylar hakkında ne gibi bir soruşturma yapılmıştır? Aynı yöntemlerle ve aynı zamanda tertiplenen bu suikastlarla bütün bölgeyi savaş alanına çevirmek isteyenler kimlerdir? Keza bu olaylarla o sıralarda Türkiye'de bir askeri idare gerçekleştirmeye çalışan çevreler arasında bir ilişki var mıdır? (....)"


KOÇAŞ'IN İTİRAFLARI... - 11.5.1987 tarihinde mahkemeye sunulan dilekçe


Biradım Dergisi Web Grubu 2003-2004 email: web@devrimciyol.org