|
|
|
|
FAŞİZME KARŞI MÜCADELE AÇISINDAN GENEL OLARAK CHP
İKTİDARI DÖNEMİ VE İTTİFAKLAR (VII) Faşizme karşı mücadele konusunda bugüne değin en tehlikeli sakat görüş bir CHP iktidarına bel bağlama (bu, CHPye müttefik olma (!) şeklinde de savunuluyordu) şeklindeydi. Şimdi (eğer önemli yeni gelişmeler ortaya çıkmazsa) bir CHP iktidarı kurulmuş durumdadır. Şimdiden sonra bu düşünce eğilimi, faşizme karşı mücadeleyi (bu kez) CHP hükümetinden bekleme ve de CHP hükümetini "koruma"ya indirgeme şeklinde olacaktır. Faşizmin saldırılarına karşı, oyuna gelmeme, aynı şekilde karşılık vermeme gibi her türden saçma sapan "fikir", bu kez de ordu müdahalesi vs. yoluyla hükümetin düşürülmesine yol |
![]() |
|
açacağı gerekçesiyle savunulacaktır. Önümüzdeki Ecevit
Hükümeti döneminde en çok karşılaşacağımız ve kendisiyle uğraşacağımız
sakat düşünceler ağırlıkla bunlar olacaktır.
Bu arada işaret edilmesi gerekli bir başka nokta daha vardır. Faşizme karşı mücadeleyi bir CHP hükümetini işbaşına getirme meselesi olarak görenlerin, (CHP işbaşına geldiğine göre) artık faşizme karşı mücadele başarıya ulaşmıştır, faşizm bir tehlike olmaktan çıkmıştır, (faşizmin tırmanışı durmuştur, gerilemeye başlamıştır) gibi bir başka sakat eğilimi sergilemeleri de az da olsa ihtimal dışı değildir. Nitekim bir CHP hükümetinin faşizmi (geçici de olsa) bir tehlike olmaktan çıkaracağı umudunu besleyip duran ve oportünist düşüncelerin daima gönüllü destekçiliğini yapan KSD, daha Ecevit hükümeti ufukta görünür görünmez, hemen böyle eğilimlerin içine girivermiştir. "Haftalık" KSD, bu konuda, "MC IInin gitmesi faşist tırmanış için geçici bir gerileme olacaktır. Bu saptamadan çıkaracağımız sonuç: Faşizm temellerinin ancak devrimle yokedilebileceğidir. Faşizmin gerilemeleri, gelecekte (abç) tekrar tehlike haline dönüşmesini engelleyemeyecektir." (Haftalık KSD, sayı 1 ) Evet, CHP iktidara geldiğine göre "artık, faşizm bir tehlike olmaktan çıktı." Faşizme karşı mücadele faşizmin tırmanışını önleme meselesi olduğuna göre KSDnin (ve TİP, TSİP, TKP vb.lerin ) faşizme karşı mücadele programı gerçekleşti. "Geçici" lafları burada herhangi bir şey ifade etmiyor. "Faşizm gelecekte tekrar bir tehlike haline gelebilir" dendiğine göre, bugün tehlike değildir. Zira, faşizmin bir tehlike olmaktan geçici olmayan bir şekilde çıkması bir devrim meselesidir, ve KSDnin bu tespite karşı, faşizme karşı mücadelenin böyle anlaşılmaması gerektiğini kanıtlamak için TSİP vb. ile birlikte "omuz omuza" ve fedakarca mücadele verdiğine göre (ve bu konudaki gayretlerinden dolayı "Kitle"den epey "aferin" aldığına göre!) şimdi bu konuda fikir değiştirdiğini düşünmek için, hiçbir neden yoktur. Bir fikrin sakatlığını kanıtlamak için, bazen bir tecrübe, ciltler dolusu yazıdan daha değerlidir. Ama, biz, sırf haklı çıkmak için, CHP iktidarının "faşizmi bir tehlike olmak"tan çıkaramamasını, faşizme karşi mücadeleyi gündemden kaldıramamasını temenni ediyor değiliz. Tersine "haksız çıkmayı", "yanılmayı" tercih ederiz. Ama, böyle bir boş umuda kendimizi asla kaptırmayız ve halkımızın böyle boş umutlarla aldatılmasına da razı olmayız. Evet, CHP faşist değildir ve faşist olmayan her şey gibi faşizme karşı olan bir yanı vardır. Bir CHP hukumeti de faşist bir hükümet değildir ve CHP hükümeti (olumsuz yanları yanında) faşist güçlerin hükümet (hükümet devletin parçası, bir kısmıdır sadece) desteğinden yoksun kalmaları yüzünden, faşist güçlerle emekçi halk arasındaki mücadelede, faşist güçler aleyhine bir gelişmedir. Ama bu, faşizme karşı mücadeleyi gündemden kaldıran, faşizmi bir tehlike olmaktan (geçici de olsa) çıkaran bir gelişme asla değildir. Faşizme karşı mücadele CHP hükümeti döneminde de gündemden asla kalkmayacaktır. Emekçi halklarımızla faşist güçler arasındaki savaş sürecektir. Bu gerçeği, bizim anlatamadığımız kişilere, şimdi hayat anlatacaktır. Burada kısaca üzerinde durulması gereken bir sorun da ittifaklar sorunu ve CHP ile ittifak sorunudur. Marksist ittifaklar anlayışına göre, önce ittifak edilebilecek bir güç seçilip, ona göre program uydurulmaz. Bizde çoğunlukla yapılan önce bir müttefik seçmek (ki bu, siyaset arenasındaki kuvvet durumlarının hesabına göre seçilir!) sonra da o müttefike uygun bir siyaset ortaya koymaktır. Burada tıer şey başaşağıdır. Faşizme karşı CHP ile müttefik olmak gerek, (çünkü büyük bir güç!) o halde herşeyimizi CHPye göre, onun siyasi çizgisine uyduracak şekilde tespit ederiz, (yoksa CHP müttefik olmaz, yanaşmaz!) Bu, CHPli olmanın "arapçası"dır. Marksist ittifak anlayışına göre yapılması gereken ise bunun tam tersidir. Yapılması gereken "iş" nedir? Müttefiki tayin edecek olan şey, yapılması gereken bu "iş"in içeriğidir. Faşizme karşı mücadele konusunda ne yapılması gerekiyor? (örneğin;MİT, Kontr-Gerilla, Ülkü Ocakları vb. faşist çeteler dağıtılmalı, ulusal sorun çözülmeli, tekelci büyük burjuvazi iktidardan uzaklaştirılmalı, emperyalizmden bağımsızlık sağlanmalı.) İttifak sorunu işlerin yapılmasından yana güçlerin birleştirilmesidir. Sosyal ve siyasal güçlerin (sinıfların ve partilerin vb.) bu işlerin yapılmasına göre tasnifi ve bu programın yerine getirilmesinde, birleştirilmesi olanaklı tüm güçlerin birleştirilmesi sorunudur. CHPnin konumu nedir? Bunu, bu program karşısında konumuna göre tespit edeceğiz. (Programı CHPye uydurmaya çalışmayacağız.) Ülkemizde faşizme karşı mücadele: 1) Mevcut devlet yapısının değiştirilmesine yönelmek zorundadır. 2) Emperyalizme karşı mücadeleden ayrılamaz. 3) Şöven baskılara karşı mücadeleden ayrıtamaz. Bütün bunlar CHPnin bugünkü hakim siyasetiyle uyuşmaz. CHPyi bu işlerin yapılması gerektiğine ikna etmek için uğraşmak başka şeydir. Bu her şeyden önce CHPli emekçi kitleleri siyasi olarak kazanmak için gereklidir. Ama bu başka bir şeydir. CHPyi başta müttefik ilan edip, yapılması gereken şeyleri ona uydurmaya çalışmak başka bir şeydir. CHPnin ikili bir niteliği vardır. Tekelci burjuvazi çıkarlarıyla çakışan ve yönetimi tarafından temsil edilen siyasi kimliği, hakim niteliğidir. Buna karşılık geniş bir emekçi tabanı vardır ve bu tabanda güçlü bir anti-faşist potansiyel taşır. CHPde birleşilmesi gereken yan budur. Bu durum CHPdeki farklı siyasetlere de, kısmen yansır. CHPye karşı izlenecek siyaset (ki şimdi kısmen hükümete karşı izlenecek siyasettir!) bu ikili karakteri mutlaka kapsamalıdır. |
|
|
Biradım Dergisi Web Grubu 2003-2004 email: web@devrimciyol.org