DEVRİMCİLER, GENİŞ HALK YIĞINLARINDA OLUŞAN DEVRİMCİ VE ANTİ-FAŞİST BİRİKİMLERİ DEVRİMCİ BİR ANLAYIŞLA ÖRGÜTLEME YOLLARINI ARAMALIDIRLAR

Devrimci Yol, Sayı 6, 15 Temmuz 1977

MC’yi yeniden kurabilme çabalarının sürdürüldüğü bu

  günlerde artık açıkça ortaya çıkan gerçek şudur ki, MC kurulsa da, kurulmasa da toplumumuz içinde bulunduğu kargaşayı yaşamaya devam edecektir. Sistem kendisini devam ettirebilecek önlemleri almakta güçlük çekiyor. Hiçbir sihirbazın değneği bu durumu bir anda değiştirebilecek güce sahip değildir. Çünkü sorunlar sistemin yapısal bozukluklarından gelen köklü nedenlere dayanıyor.

"Kargaşa" toplumun içindeki çelişkileri keskinleştiren, toplumdaki kutuplaşmaları ve gerilimi artıran bir özellik gösteriyor.

Egemen sınıfların yönetim zaafları onları giderek daha "saldırgan" bir hale getiriyor. Oligarşi klikleri arasındaki ve oligarşi ile oligarşi dışı güçler ve emekçi halk arasındaki çatışma olanca karmaşıklığı içinde alabildiğine yoğunlaşarak sürüyor ve toplumun bağrında toplumu bir iç savaşa götüren çok güçlü devrimci dinamiklerin oluşmasına neden oluyor.

Bu dinamikler toplumdaki keskinleşen çelişmelerin ve gerilimin "DEVRİMCİ BİR ÇÖZÜMÜ"nün unsurlarını oluşturmaktadır.

Mevcut koşullarda devrimcilere düşen görev bu doğrultuyu tespit edebilmek ve böylesi bir devrimci çözümün subjektif unsurlannı oluşturmak için mücadele etmek olmalıdır: Bağımsız bir devrimci hareketin inşası yolunda, toplumdaki çalkantıların yarattığı devrimci dinamikleri örgütleyerek emekçi yoksul halkın faşizme karşı mücadelesini örgütlendirerek ilerlemek...
Ülkemizde tüm oportünist-revizyonistlerin reformcu bir iktidara bel bağlama eğilimleri yaymalarına aldanılmamalıdır. Toplumumuzun içinde bulunduğu çelişmelerin egemen sınıflann halka yeni tavizler tanımalarıyla, yani reformcu bir yolla çözülme olanağı yoktur. Egemen sınıflar halka taviz verecek bir durumda değildir. Reformcu bir hükümet de işbaşına gelse faşizm sorununu gündemden kaldıramayacaktır: Sorunlar ancak köklü yollarla çözülebilecektir. Gerilimin keskin çözümlere yönelmesi kaçınılmazdır.

Bugün  yaşanılan herşeye bu açıdan bakılmalıdır. Günlük politik gelişmeler içinde bu temel perspektif hiçbir zaman gözden uzak tutulmamalıdır.

Devrimciler işçi sınıfının ve emekçi halkımızın davasının yegane savunucuları olarak devrimci görevlerine sahip çıkmalı, geniş emekçi halk yığınlarında oluşan anti-faşist potansiyeli devrimci bir mücadele anlayışı ile örgütleme ve örgütlenme yollarını aramalıdırlar.

Devrimciler eğer kendilerine düşen görevleri yerine getirebilirlerse, ülkemizdeki oluşan gerilimin devrimci bir çözümüne, emekçi yoksul halkımızın aydınlık geleceğine yönelmek mümkündür.


Biradım Dergisi Web Grubu 2003-2004 email: web@devrimciyol.org