|
|
|
|
Ülkemizde Milli Kriz Üzerine Uzun zamandan beri savunduğumuz temel görüşlerimizi çarpıtarak bize karşı bir saldırı aracı olarak kullanmak ve bulanıklık yaratmak isteyen çevreler vardır. Bunlardan bir kısmı Devrimci Yol Bildirge'sindeki bir ifadeden kalkarak bizlerin, ülkede sürekli devrim durumunun olmadığını; sürekli milli krizin olmadığını (ki ikisi de aynı manaya gelir) söyledirğimizi ve buna bağlı olarak da silahlı eylemin objektif şartlarının varlığını inkar ettiğimizi ileri sürüyorlar! Biz, ülkemizde emperyalizmin hegemonyasından dolayı sürekli bir milli krizin varlığını söylüyoruz, Bu, devrim durumunun sürekli olarak var olması demektir. Yani ülkemizde sürekli devrim durumu vardır. Bu, ülkemizde silahlı eylemin objektif şartlarının varlığı anlamına gelir. Devrimci Gençlik ve Devrimci Yol dergilerindeki çeşitli yazılarda ve Devrimci Yol Bildirgesinde bu tahlillerimiz belirtilmiştir. Biz bugün ülkemizde var olan milli krizi olgunlaşmamış bir milli kriz olarak tespit ediyoruz. Ancak, milli krizin olgunlaşmamış olarak var olması, devrim durumunun sürekli olarak varolması olgusunu ortadan kaldırmaz. Olgunlaşmamış da olsa, milli krizin sürekli olarak varolması, devrim durumunun sürekli olarak varolması demektir; yani silahlı eylemin objektif şartlarının varolması demektir. "... Emperyalizmin işgali nedeniyle toplum alt yapısından üst yapısına kadar sürekli bir alt-üst oluş içindedir. Emperyalizmin hegemonyası altındaki ülkelerde devrim halk savaşı i1e gerçğekleşir. Nisbi bir barış koşullarındaki uzun bir hazırlıktan sonra ülke çapındaki bir ayaklanma yerine, proletarya parıisinin daha başlangıçtan itibaren savaşmak zorunda bırakıldığı çok daha farklı aşamalardan geçen bir süreç söz konusudur. Halk savaşı süreçleri, emperyalist-kapitalist ülkelerdeki devrim süreçlerindeki gibi bir evrim-devrim aşamalarına ayrılamaz." (Bildirge, s. 38-39) Bildirgede etraflıca anlatılan tahlil, bu alıntıyla da açıkça görüleceği gibi bizim sürekli devrim durumunu inkar ettiğimizi iddia eden ve silahlı mücadeleyi temel mücadele olarak değil de zaman zaman başvurulacak bir taktik, hele hele tüm legal yolların kapanmasından sonra başvurulacak bir taktik olarak ele aldığımız çarpıtmasını yapan insanları ele vermektedir. (Bu alıntıda, proletarya partisinin başlanğıçtan itibaren savaşmak zorunda olduğu söyleniyor.) Bildirgede, evrim ve devrim aşamalarının iç içe geçmesinin sürekli devrim aşamasının varlığı şeklinde çarpıtılmasına karşı çıktık. Bazıları kavramlar üzerinde yaptıkları bir mantık yürütmesiyle bizim görüşlerimizi çarpıtıp anlaşılmaz hale getirdikten sonra "eleştiriler" düzmektedirler. Örneğin, devrim durumu kavramı ele alınmakta, bu kavram Leninin tanımına göre, Leninin özelliklerini saydığı bir milli kriz olarak, yani olğunlaşmış bir milli kriz olarak yorumlanmaktadır. Sonra, devrim durumunun varlığından söz ediliyorsa, olgunlaşmış bir milli krizin olduğu; sürekli devrim durumundan söz ediliyorsa, olğunlaşmış bir milli krizin sürekli olduğu söyleniyor denmektedir. Yine Leninin tanımıyla devam edilerek (devrim aşamasında olunabilmesi için devrim durumuna ilaveten subjektif şartların bulunması gerekiyor: bu da parti olarak kavranıp) devrim aşamasında olunmamasının nedeni partinin olmamasıdır; partinin yaratılmasıyla devrim aşamasına geçilecek; devrim durumu sürekli ise sürekli devrim aşaması yaşanacaktır sonucuna ulaşılmaktadır. Ve bu sonuç üzerinden "eleştiriler" yapılmaktadır. İşte biz böylesi çarpıtmalarla, evrim-devrim aşamalarının iç içe geçmesi görüşlerinin eleştirilemeyeceğini söyleyip, bu tahlilin ne anlama geldiğini etraflıca açıkladık. (Bildirgede ilğ;ili bölüme bakılsın). Bazıları da kavramlar üzerinden yapılan mantık yürütmesiyle ulaşılan çarpıtmaları doğru görüşler olarak ele alıp savunmaktadırlar. Evrim ve devrim aşamalarının iç içe geçmesi şeklinde ifade edilen tahlilin böyle bir anlama (sürekli devrim aşamasının varlığı anlamına) geldiğini ve bunun doğru olduğunu söylemektedirler. Yani kesintisizleri savunuyoruz diyerek, sürekli devrim durumunun varlığının partinin varlığı ile beraber (veya parti yerine geçecek asgari örgütlenmeyle beraber) sürekli devrim aşaması koşullarının varlığı anlamına geleceğini kabul etmektedirler. İşte, böylelerini işaret etmek ve yanlışlığını göstermek üzere Bildirgenin
43. sayfasındaki paragraf kaleme alındı. Bu paragraftaki "...sürekli devrim
durumunun varlığı..." ifadesi yukarıda izah ettiğimiz olguyu açıklayabilmek
için cümlenin devamındaki "subjektif unsurun varlığı olgusu ile birlikte
sürekli devrim aşamasının varlığı" şeklinde anlaşılmalıdır. 43. sayfada
anlatılmak istenen budur; evrim ve devrim aşamasının iç içe geçtiği şeklinde
ifade edilen tahlilin sürekli devrim aşamasının varlığı şeklinde çarpıtılmasına
karşı çıkılmaktadır.
|
![]() |
|
|
|
|
Biradım Dergisi Web Grubu 2003-2004 email: web@devrimciyol.org