|
|
|
|
MC Çetesinin Çabaları Boşunadır! Zafer Emekçi Halkın Faşizme Karşı Devrimci Mücadelesinin Olacaktır
DY, Sayı: 5, 1 Temmuz
1977
OLİGARŞİK diktatörlüğün karşılaştığı sorunların çözümünün MC ile olanaksız hale gelmesi sonucu yapılmış olan erken seçimlerin bilinen sonuçları çerçevesinde, kriz derinleşerek sürüyor. |
![]() |
|
Emperyalist mihrakların ve tekelci çevrelerin önemli
kesimlerinin, MC topluluğunun kendi iç tutarsızlıkları sonucu, sorunlara
yeterli bir çözüm getiremeyecek olması nedeniyle, kontrollü ve bıçak
üstünde bir CHP hükümetine umut bağlamalarına karşılık, MC güçleri CHP
hükümetinin güvenoyu alamaması için uğraşmışlar ve başarmışlardır.
2,5 yıldır, egemen sınıflar adına, onların insafsız bir sömürü düzenini sürdürebilmeleri adına, baskı, zulüm, işkence ve cinayetlerden oluşan faşist politikaların uygulayıcılığını yüklenen MC çetesi -bir süre için de olsa- efendileri tarafından terkedilmiş bir durumun içine düşmüşlerdir. Onlar, böyle bir durumda insiyatifi kendi ellerinden çıkarmamak için direndiler, bir bakıma yapabilecekleri tek şeyi yaptılar: Kumar oynadılar. Kazasnıp kazanmadıkları ise, güvenoyu sonuçlarına göre değil, daha uzunca bir süreç içinde ortaya çıkacak. MC çetesinin, temsil ettikleri sınıfların açık
tavırlarına rağmen ve ona "karşı" bir eylemin içine girmeleri şaşırtıcı
bulunmamalıdır. Sınıfların objektif gereklere dayanan tercihleri, her
zaman, sınıf siyasetçilerinin tercih ve eylemleri ile çakışmaz. Ve bazan
da işte böyle, ters görünümlü gelişmelerin ortaya çıkması olanaklıdır. Bu,
bir bakıma, siyasetin göreli bağımsızlığının bir ifadesidir. İçinde bulunduğumuz koşullarda da belirli farklılıklarla beraber böyle bir durumun sözkonusu olduğu söylenebilir. Ekonomik ve siyasi sorunların çözümü -sistemin işleyişinin devamı açısından- zorunlu bir önkoşul haline geldi. Buna karşılık bu sorunların çözümü konusunda oligarşinin içindeki kesimler arasında bir uzlaşma sağlanamıyor. Gerek büyük basından, gerekse diğer tekelci ve emperyalist mihraklardan - "Erbakansız çözüm" diye- yükselen "Atatürkçü" sesler bu çelişkiden kaynaklanıyor. Çağdaş büyük sömürü adına, "çağdışı" sömürücülüğe hayır: İşte "çağdaş Atatürkçülük!" MC çözümünün geçerli olup olmaması, oligarşi
içindeki mevcut çelişmeler nedeniyle halledilmeyen sorunların çözümlerinin
ne derece zorunlu hale geldiğine bağlıdır. Eğer sistemin kendisini devam
ettirebilmesi, gerçekten, ortadaki sorunların çözümüne sıkı sıkıya bağlı
ise, sistemin olağanüstü zorlayıcı yollara yönelmesi kaçınılmaz demektir.
Bu ise ülkemiz üzerindeki karanlığın bir kat daha artması, emekçi halkımız
üzerindeki baskı, zulüm ve sömürünün bir kat daha çoğalması demektir. Bir
kat daha pahalılık, işsizlik ve yoksulluk, bir kat daha zulüm, işkence ve
baskı demektir. Faşist güçlerin istediği de bundan başka bir şey değildir.
Bizim hesabımız da tam bu noktada başlar. Zira zaman gerçekte bu soygun ve talan düzeninin yıkıntıları üzerinde emekçi - yoksul halkımızın güçlü kollarıyla inşa edilecek olan bağımsız ve demokratik Türkiyenin aydınlığından başka bir şey getirmeyecektir. |
|
|
Biradım Dergisi Web Grubu 2003-2004 email: web@devrimciyol.org