Hayatla Ölümü, Özgürlük Talebiyle Zulüm ve Baskıyı, İnsanca Yaşama Özlemiyle Daha Çok Sömürme Hırsını Uzlaştırmak Mümkün mü?

DY, Sayı: 4, 15 Haziran 1977

SEÇİMLERDEN sonra bir çeşit geçiş dönemi

  yaşanıyor. Gelişmelerin doğrultusuna ilişkin genel bazı belirtilerin ortaya çıkmasına rağmen somut siyasal çözümler biçiminde bir netlik henüz ortaya çıkmadı.

Seçimlerden önceki ikinci sayımızda, seçimlerin oligarşinin aradığı bir siyasi istikrarı sağlayabilecek şekilde sonuçlanmasının olanaksızlığı vurgulanmıştı. Şimdi parlamentonun bilinen görünümü altında oligarşi çare aramaya devam ediyor. Çeşitli burjuva klikleri ve emperyalist mihraklar seçimler sonrasındaki gelişmeleri kendi çıkarları doğrultusunda etkilemek için her türlü yöntemi kullanmak suretiyle çabalarını sürdürüyorlar. Bu arada netleşen bir olgu MSP’siz bir sağ hükümet kurmanın olanaksızlığı durumu çerçevesinde, egemen çevrelerin "umudunun" geniş ölçüde, kontrol altındaki bir CHP hükümetine yönelmiş olmasıdır. Bu durum özellikle, seçimlerden bir süre önce meydana gelen ve çarpıcı olaylarla (ordudaki tasfiyeler, suikast girişimi ihbarları v.b.) su yüzüne çıkan bir gelişmedir.

Bu gelişme ilginç bir durumu da beraberinde getirdi. Şimdi emperyalist mihraklardan Cumhurbaşkanına, iş çevrelerinden büyük tirajlı - ikramiyeli basınımıza kadar tüm iç ve dış "etkili ve yetkili" çevreler "Umudumuz Ecevit" diyorlar. Tıpkı bu egemen çevrelerin ağır baskı, sömürüsü altında inleyen, düzene belirli bir tepki duyan ve fakat, siyasal gerçekleri yeteri kadar kavrayamamış, CHP’den kurtuluş bekleyen milyonlarca emekçi halkın evlat acısıyla, özgürlük umuduyla, pahalılık, işsizlik ve baskıdan kurtulma umuduyla söylediği gibi...

Egemen çevrelerin ne istedikleri hiç bir kuşkuya yer bırakmayacak kadar açıktır. Cumhurbaşkanı, Ecevit’e hükümet kurma görevini verirken, bir cümleyle özetleyiverdi:

"Erken seçime gidilmesini zorunlu hale getiren iç ve dış sorunları çözmek."

Bu sorunların ne olduğu ise çok iyi biliniyor. Oligarşinin karşı karşıya bulunduğu ekonomik ve siyasal sorunları çözmek ve içinde bulunulan krizi bir ölçüde de olsa hafifletebilmek: Tartışmasız emekçi halkın umduklarının tam tersi.

Bugün egemen sınıflarla emekçi halk yığınlarının çıkarlarını uzlaştırmak mümkün olmadığına göre, Ecevit ne yapabilir?
Hayatla ölümü, özgürlük talebiyle zulüm ve baskıyı, insanca yaşama özlemiyle daha çok sömürme hırsını uzlaştırmak mümkün müdür?


Biradım Dergisi Web Grubu 2003-2004 email: web@devrimciyol.org