Faşizme Yardakçılık Halka İhanettir!

DY, Sayı:29, 18 Temmuz 1979

BURJUVAZİNİN bütün basın-yayın kuruluşlarıyla ve bütün gizli-açık örgütlenmeleriyte, faşizmin artık iyice açığa çıkmış olan iğrenç yüzünü gizleyebilmek için olağanüstü bir çaba izlediği gözlenmektedir, Gerici-faşist güçlerin bütün demagojilerini açığa çıkaracak nitelikteki bütün gerçekler, büyük bir çabayla örtbas edilmeye çalışılmaktadır.

B. Cömert’lerin, Doğan Öz"lerin, yüzlerce yurtseverin katilleri; Balgat, Piyangotepe katliamlarının, kahvelerin,

  halk otobüslerinin kurşunlanmasının sorumtuluları tek tek açığa çıkmaktadır. Buna rağmen bu cinayetlerin işlenmesinde "terörizm", "anarşi" yaygalarıyla ortalığı ayağa kaldıranlar, bugün bütün gerçekler tek tek açığa çıktığı halde, bu alçakça saldırıların FAŞİST güçlerle ve
MHP ile ilişkisi üzerinde tek bir şey söylememektedirler.

Büyük burjuva basını faşist katil çetelerini korumak için büyük bir çaba sarfetmektedir. Bir yandan "anarşi ve terörizm" yaygaraları kopartılmakta, diğer yandan da faşist güçlerin cinayet ve katliamları, iğrenç saldırıları örtbas edilmeye çalışılmakta, açığa çıkmış faşist katillere basit cezalar verilmekte ya da çoğu kere (delil yetersizliğinden!) salıverilmektedir.

Adana’da görülmekte olan MARAŞ KATLİAMI davası da aynı şekilde örtbas edilmekte, Türkeş’ler-Demirel’ler tarafından kışkırtılmış katiller birer ikişer salıverilmekte, bir yandan da bu katliamın asıl sorumlusu olan faşist cinayet çetelerinin şefi TÜRKEŞ davacı pozunda sağa sola küfürler - tehditler yağdırabilmekte, yeni cinayetler planlayabilmektedir. Yaşlı- genç, kadın - erkek yüzlerce yurttaşımızı, küçücük çocukları, hamile kadınları öldürten katil çetelerinin şefleri her gün televizyona çıkartılarak, ilerici - devrimci halk güçlerine, küfrettirilmekte; buna karşılık halkın devrimci güçlerinin, ilerici kuruluşların sesini kesmek için, gerçekleri söylememeleri, kendilerini dahi savunamamaları için, olmadık baskılar uygulanmaktadır.

Büyük basın tekelleri, özellikle de HÜRRİYET gazetesinin MHP’yi savunabilmek, faşist çetelerin cinayetlerini örtbas edebilmek için olağanüstü bir çaba sarfettiği görülmektedir. MHP’nin ağzından uydurma "manşet haberler" yaratılmaktadır. Bu basın tekeli, izlediği yayın politikasıyla, adeta MHP’nin ve tüm faşist güçlerin yayın organı olarak görülmektedir. Bir yandan "anarşi", "terör" yaygaralarıyla gerçekler çarpıtılmakta, bu sayede faşist saldırı ve katliamlar bir anlamda teşvik edilmektedir. Diğer yandan da bir açık faşist diktatörlüğe çağrılar çıkartılmaktadır.

Dergimiz baskıya hazırlandığı sırada A. ipekçi’nin faşist katilinin yakalandığı açıklanmıştır. Bu olay da onca yaygara arasında, kimin ne için yaptığı anlaşılmayan(!) bir "anarşi olayı"(!) olarak geçiştirilebilecek olursa, buna hiç şaşmamak lazımdır.
Bütün bu olaylar karşısında sözde demokrat çevrelerin durumu ise ibret verici bir şaşkınlıktan başka bir şey değildir.

Böyle bir ortam içinde faşist çetelerin saldırıları pervasızca sürdürülmektedir.

Son günlerde, Manisa’da, daha önceleri MHP’den istifa etmiş olan Cemil Çöllü’nün öldürülmesinden sonra, başta CHP Manisa örgütünün en faal üyelerinden Neşe Gülersoy olmak üzere, yurt çapında onlarca CHP üyesi, MHP’li faşistler tarafından öldürüldü. Bunun üzerine Türkeş televizyona çıkarak yeniden sağa sola tehditler - küfürler yağdırırken, hatta bütün faşistlere silah ruhsatı vermediği için hükümete saldırırken, CHP yöneticileri faşist köpekler karşısında özürler dileyip, neredeyse iki büklüm olmuşlardır. Maraş, Balgat, Piyangotepe, Mamak gibi yüzlerce katliamın sorumlularıyla; D. Öz’lerin, B. Cömert’lerin, İpekçi’lerin ve binlerce yurtseverin katilleriyle, televizyona çıkıp "diyalog" kurmuşlardır. Sözde "diyalog" adına faşist katliamlardan tek bir söz bile edememişlerdir. Kendi davaları uğrunda şehit olan insanlara bile sahip çıkamayanların düştüğü durum en hafif deyimiyle utanç vericidir.

Bütün bunların yanısıra, sıkıyönetim kuvvetleri de devrimcileri susturmak, onların halka gerçekleri açıklamasını önlemek için, akıl almaz baskılar ve yasaklar uygulamaktadır. Bildiri basmayı, dergi çıkarmayı, afiş asmayı, faşist sürülerin cinayetlerini lanetlemeyi, faşistlerin öldürdüğü devrimci ve yurtseverlerin cenaze törenlerini ve onları anmak amacıyla gazetelere ilan vermeyi, hatta KAHROLSUN FAŞİZM demeyi bile yasaklamaktadır. Bu yasaklara uymayanlar zindanlara doldurulmakta, işkencelere uğratılmaktadırlar.

Elbetteki, burjuvazinin bütün çabaları emekçi halk güçlerinin faşizme karşı direnişini bastırmaya yetmeyecektir.


Biradım Dergisi Web Grubu 2003-2004 email: web@devrimciyol.org