FAŞİZME KARŞI DEVRİMCİ BİR MÜCADELE ANLAYIŞI ZORUNLUDUR

Devrimci Yol, Sayı 7, 1 Ağustos 1977

ŞİMDİ, artık erken seçim sonrasının "ne olacak?" sorusu ortadan kalktı. Olabilecek olan oldu. MC adeta bir "hilkat garibesi" gibi dirildi. Yeni bir faşist terör dalgası tüm yurdu hızla kaplarken, şu gerçek ortaya çıkmıştır ki; erken seçim faşist MC güçleri için bir "soluk" olmuştur. Mücadele erken seçimin getirdiği

  parlamento aritmetiğindeki yeni ögelerle birlikte- sürecektir. Bir takım nedenlerden ötürü bazı iç ve dış tekellerin tek başına bir CHP iktidarına yönelmiş olmasına rağmen, MC güçlerinin önce CHP hükümetini engelleyebilmesi ve sonra da güvenoyu alarak hükümeti kurabilmesine ilişkin soruların ötesinde önümüzdeki dönemin sorunları üzerinde durmalıyız.

MC'nin yeniden kurulabilmesi olayı oligarşi içi güçler arası mücadelenin bir özel sonucu olduğu kadar sol hareketin kendi tutarsızlıklarıyla da ilgilidir. Bu gün genel olarak sağ eğilimlerin, dağınıklık ve örgütsüzlüğün egemen olduğu sol, çoğunlukla olduğu gibi, seçimler sonrasındaki siyasal gelişmeler karşısında da büyük ölçüde etkisiz, seyirci durumunda kalmıştır. İşçi sınıfı adına siyaset yaptığını iddia eden bir yığın oportünist fraksiyon bildiri ve demeçlerinde "şu şöyle olmalı, bu böyle olmalı" cinsinden, CHP'ye "akıl vermekten" öte gitmeyen bir mücadele sürdürmüşlerdir. Böylesi durumlar için halkımızın dilinde "hariçten gazel okumak" diye pek güzel bir deyim vardır. Her türlü Devrimci Mücadele anlayışını "goşistlik" karalamasının arkasına atan bu tür bir anlayışın ülkedeki siyasal gelişmelere şu veya bu şekilde bir etkide bulunamaması doğaldır. Devrimci Hareketin örgütlenme zaafları bu durumu ülkemiz solu açısından bugün için genel bir doğru haline getirmiştir. Devrimci Müdahale unsuru yaratılmadıkça, sağ oportünizmin ve ekonomizmin batağında kaldıkça kuyrukçuluk kaçınılmazdır. Bir CHP iktidarına ve Ecevit'in yaratacağı harikalara bel bağlamak; o, yeterli beceriyi gösteremeyince düş kırıklığına uğramak, olaylara seyirci kalıp, hariçten gazel okumak kaçınılmazdır. Devrimci bir mücadele anlayışına "goşistlik" diye küfreden bir oportünizmin ise, bir AP-CHP koalisyonunu bile ehven-i şer olarak görmekten öte, varacağı bir yer yoktur.

Devrimcilik ise asla bu değildir!

MC'nin yeniden kurulmasıyla birlikte içi boş "birlik" çağrıları
"bildiri devrimciliğine son! ", "birleşelim" yaygaraları ve "Ulusal Demokratik Cephe" maskaralıkları ortalığı kapladı. Bütün bunların bir tek olumlu anlamı vardır; o da ülkemizde sınıf mücadelesinin geldiği yerde, artık oportünistliğin bile bugüne değin yapılageldiği biçimde sürdürülemez hale geldiğinin ortaya çıkmasıdır. ötesi "bildiri devrimciliğine son!" diye bir "bildiriciliğin" icadedilmesinden, "cephe" ve "birlik" kavramlarının yozlaştırılmasından başka birşey değildir.

Oysa, Devrimci bir birlik sorunu, faşizme karşı devrimci bir anti-faşist cephe sorunu, bugün gerçekten önemle üzerinde durulması gereken bir sorundur. Devrimci bir cephe sorununun, POLİTİKA gazetesinin yayın müdürünün, gazeteye gelen bildirileri alt alta toplayarak yayınlamasmdan başka bir şey olmayan "UDC" maskaralığı ile hiçbir ilgisinin olmadığı ortadadır. MC, çözümü güç sorunlarla karşı karşıyadır. Demirel, MSP ve MHP'ye büyük tavizler vermekten çekinmemiştir. MC adeta bir iç savaş hiikümeti olarak kurulmuştur.

MC'nin karşı karşıya bulunduğu zorluklar sonucu onun kolayca ve kendiliğinden yıkılacağı sanılmamalıdır. Gerici bir iktidarın Devrimci bir mücadele ile altedilmesi ise herşeyden önce Devrimci bir iktidar altenatifinin yaratılmasını gerektirir. Bu olmadan, faşizme karşı mücadelenin zafere ulaşması beklenemez. Bu nedenle bugünkü koşullarda "genel grev" yoluyla mücadelenin başarıya ulaşabileceği hayallerine kapılınmamalıdır.

Bununla asla "genel grev"e taraftar olmadığımızı söylemiyoruz. Bugünkü koşullarda, geniş emekçi yığınlarını Devrimci insiyatifini geliştirecek bir genel grev, faşizme karşı mücadele açısından da önemli ve ileri bir gelişme olacaktır. Devrimciler bu önemli eylemi işçi sınıfının bağımsız siyasi hareketinin, onun devrimci partisinin inşaası doğrultusunda kavrayacak ve geliştirmek için mücadele edeceklerdir.

Yeni MC döneminin halka karşı yeni bir saldırı, tertip ve baskı dönemi olacağından kuşku duyulamaz. Faşist güçler, kriz derinleştikçe saldınlarını artıracaklardır.

Faşizme karşı doğru ve devrimci bir mücadele anlayışının etrafında tüm halk güçlerinin mücadele birliğini gerçekleştirmek zorunludur.

Faşizme karşı mücadele bir iktidar alternatifini zorunlu kılar. Faşizme karşı mücadele iktidar mücadelesinden ayrı düşünülemez. Ülkemizde anti-faşist bir iktidar alternatifı bir demokratik halk iktidarı olabilir. Bugün Devrimci mücadele böyle bir aşamada değildir. Bu durumda yapılacak olan buna bakıp bir CHP'li hükümete bel bağlamak değildir. Reformist bir harekete bel bağlama ülkemizde anti-faşist mücadelenin başarısızlığını kaçınılmaz kılar. Bugün yapılması gereken emekçi halkın iktidar mücadelesinin bir aracı olarak bağımsız bir devrimci siyasi hareketin yaratılmasını esas alarak mücadele etmektir.

Bu, Devrimcilerin faşizme karşı mücadelede SAVUNMA durumunda bulunmaları demektir. Bugün faşizme karşı mücadelede (pasif ve durağan olmayan) devrimci bir savunma çizgisi asla terkedilmemelidir. Faşist terörün etkisizleştirilmesi için, faşist demagojiyi açığa çıkararak, tüm emekçi halkın anti-faşist mücadeledeki omuz omuza mücadele ve dayanışmasını sağlamak için çaba harcamalıyız. Her mahallede, her iş yerinde, her bölgede tüm halkı birleştirmek için mücadele etmeliyiz.

Faşizmi böyle bir Devrimci mücadele anlayışıyla ezeceğiz.


Biradım Dergisi Web Grubu 2003-2004 email: web@devrimciyol.org