|
|
|
|
Anıları Mücadelemize Önder Olsun
|
![]() |
|
kırmızı yanması üzerine durmuştu. Bu sırada, bir
otomobilin içindeki komandolar kanlı cinayetlerini sürdürmenin yeni bir
fırsatını yakalamış oldular. Ve bir yiğit devrimci daha şehit edildi.
Yükselen halk muhalefetini kanla terörle geriletme çabasında olan faşizmin emellerinin gerçekleşemeyeceğini devrimciler kanları pahasına kanıtlıyor. Yüzlerce devrimcinin ölmesi, saflarda yılgınlık yaratmıyor. Tam tersi büyüyen bir çığ gibi anti faşist hareket gelişiyor ve saflar daha bir sıklaşıyor. Ahmet arkadaşın öldürülmesinden sonra DEVRİMCİ GENÇLİK çeşitli okullarda boykotlar gündeme getirerek protesto etti. 22 Haziran günü Ahmet Aytaç için Ok Meydanından Cağaloğluna kadar süren bir yürüyüş yapıldı. Sabah 11den öğleden sonraya dek devam eden yürüyüşten önce Ahmetin öğrencisi olduğu GMYOnda, ablası Gülender Aytaçın da katıldığı bir basın toplantısı yapıldı. Bu toplantıda faşizmi ve faşist cinayetleri teşhir eden konuşmalar yapıldı. Polisin cenazeyi tehdit ve baskıyla gömdürdüğü açıklandı. Ahmet arkadaşın
ablası polisin bu tutumunu şiddetle protesto etti. DEVRİMCİ-GENÇLİK Genel
Sekreteri Bülent Uluer de yaptığı açıklamada, "ölen arkadaşımızın kanı
devrim yolunu aydınlatacaktır" dedi. Uluer kısaca şunları söyledi: "Her
geçen gün bir kez daha anlaşılmaktadır ki, devrimcilerin mücadelesini hiç
bir güç ve provokasyon önleyemeyecektir. Her ölen devrimcinin arkasından
onlar, yüzler, binler yetişmektedir. Dünyanın her yerinde olduğu gibi
yurdumuzda da zafer işçi sınıfının olacaktır." Uluer daha sonra, suç üstü
yakalanan kaatillerin bir an önce kamu oyuna duyurulmasını istedi.
Yürüyüşte ağzı açık bir tabut omuzlar üzerinde taşındı. Tabut omuzlara alınmadan önce, poIisin Ahmet Aytaçın cenazesini kaçırdığı ve bugüne kadar öldürülen bütün devrimcilerin bu tabutta olduğu kabul edilerek yürüneceği belirtildi. Tabutun en önde taşındığı kortejde, tabutun hemen arkasında Ahmet arkadaşın büyük bir resmi ablası tarafından taşındı. Onun arkasında ise daha önce faşistlerce öldürülen aynı okul öğrencilerinden Cezmi Yılmaz, Halit Pelitözü ve Çiğdem Yıldırın resimleri yer aldı. Yürüyüş boyunca "Kaatil Oligarşi, Mahir-Hüseyin-Ulaş Kurtuluşa Kadar Savaş, Tek Yo1 Devrim ve Kahrolsun Faşizm" sloganları atıldı. Bu sloganlara Ahmetin ablası da katıldı ve büyük bir dirençle yürüdü. Ahmetin öldürüldüğü yere gelindiğinde saygı duruşunda bulunuldu. Devrimciler yürüyüş sırasında polisin engelleme girişimlerine büyük bir dirençle ve kararlılıkla karşı koydular ve polisin yürüyüşü dağıtma planını geçersiz kıldılar. Yürüyüş tamamlandıktan sonra devrim andı içildi ve yüreklerde acıyla ama dimdik bir mücadele azmiyle mücadeleye devam denildi...
19 haziran 1977 gecesi, faşist katiller karanlığın sinsiliğinde, kahbe pusularını kurdular. Devrimci kardeşimizi pusuya düşürerek, alçakça katlettiler. Onun mücadelesi devrimci gençliğe ve özel olarak liseli devrimci gençlere, önder oldu. İbrahimin öldürülmesiyle yas tutulmadı. Onun mücadele azmi, ancak faşist katillerden hesap sorulmakla yaşatılabilirdi. İşte bu anlayışla, faşizme karşı mücadele bu doğrultuda yükseltildi, yükseltilecek. Faşistler döktükleri kanlarda boğulacaklar. |
|
|
Biradım Dergisi Web Grubu 2003-2004 email: web@devrimciyol.org