HAYDAR ÖZTÜRK'ÜN BABASININ DERGİMİZE DEMECİ
Oğlumuz 25 yaşlarında genç delikanlıydı. Haydar çevresi tarafından çok sevilir, çok tutulurdu. O her yerde büyükleriyle küçükleriyle fikir tartışmaları yapar, oligarşinin pis yüzünü halka anlatırdı. Bilhassa Uşak’taki faşist saldırıları halka anlatır, tüm halkı birlik olmaya çağırırdı.

Haydar mitinglere, yürüyüşlere çok giderdi. Oğlum dikkat et "öldürürler, vururlar seni" derdik. O da ben gitmesem, sen gitmesen bu memleketi kim kurtarır? Siz hiç korkmayın bir şey yapamazlar derdi.

Bizlere bu düzenin kötü olduğunu anlatır, aşıkların bantlarını dinletirdi. Biz hep beraber olursak, bizi öldüremezler, ezemezler oligarşi bizim birliğimizden

korkar diye anlatırdı. Biz tabi bunları fazla bilmezdik. Ama şimdi başımıza geldiği için çok iyi biliyoruz, anlıyoruz. Oğlumuzun okuduğu YAYKUR’a polislerin, jandarmaların gece yarısı saldırdığını gözlerimizle gördük, olayı yaşadık.
Oğlumuzun ölüsünü nasıl kaçırdıklarını gördük.

Biz Haydar'ın ölümüne, Haydar'ın bu mücadele uğruna ölümüne üzülmüyoruz. Biz oğlumuzu bugünler için büyüttük. Biz kimin ne yolda mücadele verdiğini biliyoruz artık. Her ezilen ana, baba evlatlarını bu yol için büyütmelidir.

Biz oligarşinin jandarmasından, polislerden korkmuyoruz artık. Haydar’ın ve Haydar gibi ölenlerin yolundayız. Bir Haydar öldüyse işte bir Haydar daha doğdu. (Doğan Haydar, Haydar ölmezden üçgün önce doğdu ve abisinin çocuğudur D.Y.)

Haydar’ın kanı yerde kalmayacaktır.

Kahrolsun faşizm

Kahrolsun Devrimcileri kurşunlayanlar.


Biradım Dergisi Web Grubu 2003-2004 email: web@devrimciyol.org