|
değerlendirirken ideolojik tartışmaları kenara koyarak
o siyasi çizgiyi savunan kişinin (savunduğu çizginin ürünü olan)
tavırlarını kıstas olarak alırlar. Bu nedenle eğitimcinin giyimi,
kullandığı dil, konuşma ve ilişki kurma tarzı son derece önemlidir.
Eğitimci Normal, sıradan biri gibi giyinmelidir. (Sadece eğitimde değil,
tüm yaşantısında. Bayanlarda dar elbiseler, erkeklerde uzun saç ve sakal
genellikle olumsuz etki yaratmaktadır. Bayanların makyajsız olmaları
zorunludur. Konuşmalarda kesin olarak günlük konuşma dili kullanılmalıdır.
Öztürkçe konuşma özentisi hatalıdır. Önemli olan belli görüşlerin
aktarıldığı kalıp değil, anlatılan özdür.
EĞİTİM BİR ALIŞVERİŞTİR.
Eğitimci eğitim seminerlerinin bir alışveriş olduğunu unutmamalıdır.
Anlatmak eğitimcinin görüşlerini daha iyı formüle etmesini, görüşlerini
billuraştırmasını sağlayacaktır. Ayrıca işçilerin çeşitli tepkileri,
anlatacakları olaylar ve deneyler eğitimciye bir çok şey kazandıracaktır.
İşçilerin ve diğer emekçeliren yalın tavrı ve olaylara yalın yaklaşımı,
eğitimcinin entellektüel eğilimlerini temizleyecektir.
KENDİNİZİ ÖĞRETMEN SANMAYIN.
Eğitimci gerek günlük yaşantısında, gerek eğitimde bir devrimciye yaraşır
mütevazilikle davranmalıdır. Kendisini öğretmen sanmamalıdır. Eğitim
engellenmesi ve sohbet havasının yaratalması, eğitime katılan kişinin
öğrenci havasından çıkarılıp sohbete katılan biri havasına girmesi
eğitimin başarısı açısından son derece önemlidir.
SABIRLI OLUN
Kitleler belli konulan kavrayamazlarsa sabırla yeniden anlatılmalıdır.
Konu, günlük yaşamdan örneklerle, atasözü ve deyimlerle açılmalıdır.
Kitleler belli bir şeyi anlamazsa, eğitimci hatayı öncelikle kendisinde
aramalıdır. Konuyu daha basitleştirerek, bıkmadan ve kitleyi küçümser bir
tavra kesinkes girmeden yeniden anlatmalıdır. Anlayamayan ve soru sorarak
anlamadığını belirten kesinkes aptal yerine konmamalı, küçümsenmemelidir.
Kitleler üzerinde yüzyıllardır hüküm süren gerici ideolojilerin
etkinliğinin bir kaç saatlik eğitimle silinmesi beklenmemelidir.
SAYGILI OLUN
Kişilere sonsuz saygı göstermeli, kırıcı davranılmamalıdır. Eğitim
süresinde kitlenin olumlu veya olumsuz bir tepki göstermemesi büyük
olasılıkla konuyu kavramadıklarının, "Filmin koptuğunun" göstergesidir.
Böyle durumlarda sorulacak bir kaç soru konunun kavranıp kavranmadığını
açığa kavuşturacaktır.
.
BOL ÖRNEK KULLANIN.
Eğitimlerde bol örnek kullanılmalıdır. Örnekler üretim sürecinden, günlük
yaşamdan alınmalıdır. Bir örneği kavratıp, teorik konular bu örneğe
bağlanarak anlatıldığında kitlenin kafasından silinmemektedir. Günlük
yaşamda atasözü ve deyimler sık sık kullanılmaktadır. Özellikle kırsal
alanlarda ve köy kökenli emekçiler arasındaki eğitimlerde atasözü ve deyim
kullanımı, belli teorik konuların açıklanmasına ve soyutlanmaların
kavratılmasına büyük ölçüde yardımcı olmaktadır.
DİNLEYİCİLERİ TARTIŞMAYA KATIN.
Klasik eğitim düzeyi düşük kitlelerin soyutlama ve teorik konuları kavrama
alışkanlığı fazla yoktur. Bu nedenle, eğitimde amaç çok fazla teorik
konunun kavratılması yerine, az fakat temel konunun ve daha da önemlisi
olaylara marksist yaklaşımın bol örneklerle özümletilmesi olmalıdır.
Özümletme süreci ise dinleyicileri tartışmaya katmak ve kafalarını
zorlamaya alıştırmakla olur. Dinleyici ancak bu zorlama sürecinde günlük
yaşamında karşılaştığı sorunlarla genel teorik konular (soyutlamalar)
arasında bağ kurabilir. Buna bağlı olarak da eğitimin sorulu cevaplı
olarak götürülmesi yararlıdır.
DİNLEYİCİLER KENDİ DENEYLERİNİ ANLATABİLSİNLER.
Dinleyicilere günlük sorunlarını ve deneylerini anlatma ve soru sorma
özgürlüğü tanınmalıdır. Fakat dikkat edilmesi gereken bir nokta,
dinleyicilerin anlattıklarının eğitimci tarafından eğitim planına göre
yönlendirilmesi ve genel teorik yaklaşım içinde oturtularak çözümletilmesi
gereğidir. Kitlelerdeki yaygın bir eğilim, bir konuda herkesin kendi
deneylerini anlatma isteğidir. Bu istem zamanın elverdiği ölçüde
karşılanmalıdır. Çünkü anlatılanlara o kişinin daha fazla sahip çıkmasını
sağlayacaktır. Dinleyicinin anlattığı deney ve sorunun eğitimci tarafından
sınıf mücadelesi açısından yorumlanıp yerine oturtulması da genellikle
kendi çevresi ile aşırı ayrıntıda ilgilenen dinleyicinin genellemelere
geçmesini, agaç yerine ormanı görmesini sağlayacaktır.
ANLATILANLARI DİNLEYİCİLERE ANLATTIRIN.
Bu anlatılanların uygulanabilmesi için az ve önemli konunun iyi bir
şekilde özümletilmesi gerekmektedir. Kısa bir süre içinde mümkün
oldugundan fazla şeyden söz edildiginde, eğitim bittiğinde kitlenin
kafasında fazla bir şey kalmamaktadır. Anlatılanlar vakit ölçüsünde
dinleyiciye anlattırılmalıdır. Konunun kavranıp kavranmadığının, açık
olmayan konuların anlaşılabilmesinin en iyi yöntemi budur. Aynca dinleyici
kendine güven kazanacak ve dinlediklerini başka yerlerde de tekrarlama
cesaretini gösterecektir
EĞİTİM EYLEM İÇİN YAPILIR.
Eğitim yapılırken eğitimin amacı unutulmamalıdır. Eğitim eylem için
yapılır. Sınıf mücadelesini geliştirmek için yapılır. Yaygın kitle
eğitiminde günlük olaylara marksist bakış açısı özümletilirse, belli temel
yaklaşımlar verilebilirse, eylem içinde eğitimin daha üst safhalarına
geçilebilir. Eylemden kopuk eğitim verimsizdir. (Eğitimden kopuk eylem de)
Eğitim ancak eylem sürecinde kafalarda oluşan sorunlara çözüm getirerek ve
eylemin sonuçlarını sınıf mücadelesi açısından değerlendirerek bir üst
aşamaya sıçrar. Eylemden uzak, eyleme yöneltmeyen ve eylemden
kaynaklanmayan eğitim programları kitlelerin mücadelesine fazla bir şey
katmaz.
ÖĞRENEN ÖĞRETMEK ZORUNDADIR.
Eğitimden geçen kişinin sınıf mücadelesindeki sorumluluğu artmıştır.
Öğrendiklerini bilmeyenlere öğretmek, öğrendiklerini kullanmak zorundadır.
Bu sorumluluk eğitimlerde sürekli vurgulanmalıdır. Kişi, öğrendiklerini
başkalarına anlatırken, yani eğitimcileşirken öğrendiklerini daha iyi
özümleyecek ve geliştirecektir. Ayrıca sosyalist düşüncenin yaygın
kitlelere ulaşmasında bu insanların büyük rolü olacaktır. Eğitim
eğittirmek için yapılmalıdır.
EĞİTİME AJİTASYON DA KATIN.
Eğitime belli ölçüde ajitasyon unsuru da katılmalıdır. Sınıf düşmanlarının
baskıları, bu baskılara karşı direnen devrimcilerin kahramanlıkları
anlatılmalıdır.
TÜRKİYE TARİHİNİ KULLANIN.
Klasik marksist metinlerde özellikle tarih konularında Avrupa tarihinden
örnekler verilmektedir. İleri bilinç düzeyine sahip kişiler bu metinleri
incelemelidir. Fakat yaygın kitle eğitiminde Türkiye halkının sınıf
mücadelesinin anlatılması hem işçileri daha çok çekecek, hem de "Şanlı
tarihimiz" şartlandırılmasını kıracaktır.
DEMOKRATİK DAVRANIN.
Eğitim sürecinde demokratik davranılmalıdır. Konu dışına taşanların ve
sözü gerektiğinden fazla uzatanların sözleri oylanarak kesilmelidir. Tüm
yaşamda olduğu gibi, eğitim sürecine de kitlelerin aktif katılımı
sağlanmalıdır.
ASLA YALAN SÖYLEMEYİN
Kitleye kesinkes hiç bir zaman yalan söylenmemelidir. Açıklanmaması
gereken durumlar varsa mahzurları anlatılmalıdır. Eğitimcinin veya daha
genel anlamda bir sosyalistin söylediği bir yalan, anlatılanların tümüne
güvensizlik yaratacaktır.
İNANÇLARA SAYGII.I OLUN.
Eğitimci dine, gelenek ve göreneklere, yani bunlara inananlara karşı
dikkatli saygılı davranmalıdır. Eğitimci, yüzyılların şartlandırmasını bir
kaç saatte kıracak kadar zeki ve iyi bir konuşmacı olduğunu sanmamalıdır.
SINIF MÜCADELESİ VE AKTİF OLARAK KATII.lM.
Eğitimin amacına ulaşabilmesinin belki en önemli unsuru, eğitimcinin
eğitilenlerin yanında, sınıf müradelesinde tüm yaşantısıyla aktif görev
alan biri olmasıdır. Devrimci kitle eğitiminde eğitim genel sınıf
mücadelesinin bir parçasıdır. Diğer mücadele alanlarında aktif olmayan,
kitle mücadelesinin ön saflarında yer almayan bir eğitimcide
entellektüellik ve kitle kuvrukçuluğu hastalıkları birarada görülür.
Eğitimci savunduğu sınıf mücadelesinin aktif olarak içinde olmalıdır.
"İmamın dediğini yap, yaptığını yapma" anlayışına düşülmemelidir. Eğitimci
tüm yaşantısıyla savunduklarını uygulamazsa, bunları kitlelerden istemeye
halk kazanamaz. Ve kitlelerin bunu anlamayacaklarını sanmak kitleleri
aptal yerine koymaktır.
Özetle: İyi bir eğitimci olmak için herşeyden önce
iyi bir devrimci olmak gerekir. Halkla her türlü ilişkilerinde bu
noktalara dikkat etmeyen, halka saygı göstermeyen, tüm yaşantısında
halktan biri, olmayan kişi halk için fedakarlıkta bulunamaz. Eğitimci kısa
bir sürede mükemmel bir eğitimci olacağını sanmamalıdır. Eğitimler onu bir
süreç içinde eğitecek ve iyi bir eğitimci yapacaktır.
|