|
|
|
|
SOL İÇİNDEKi MÜCADELENİN SINlRI VE PROVOKASYON Sol hareket içindeki gruplar arasmdaki mücadelenin sınırı nedir? Mücadele nereye kadar sürmeli ve hangi yöntemlerle çözülmelidir? Bugün bu sorunun cevabı çok önemlidir. Zira bu sınır çizgisinin aşıldığı yer, halka ihanet çizgisinin provakasyon çizgisinin başladığı yerle bir ve aynıdır. Bu çizgi sınıflar mücadelesinin somut ve objektif gereksinimleri tarafından belirlenir. Bu da sınıflar mücadelesinin gelişim seyri içinde değişik şekillerde ortaya çıkar. Revizyonizmin karşı devrimci muhtevası "barış" dönemlerinde belirsiz ve mutlaktır. Sınıf mücadelesi keskinleştikçe ayrım çizgileri belirginleşir. Mücadele sertleştikçe ve nihayet devrim güçleri ile karşı devrim güçleri arasındaki bir nihai hesaplaşma haline gelince oportünizmin içinde taşıdığı öz bütün açıklığı ile ortaya çıkar. Bu zaman devrimcilikle oportunizm arasındaki çizgi devrim ve karşı devrim güçleri arasındaki çizgi olarak net bir şekilde ortaya çıkar. Angolada böyle oldu. Menşeviklerle bolşevikler arasında böyle oldu. Bugün ülkemizde böylesi bir durumun söz konusu olmadığı tartışmasız ortadadır. Bir yanda sol hareket içindeki gruplaşma, ve bölünmenin alabildiğine yaygın olduğu, öte yandan da faşist saldırı ve cinayetlerin en azgm bir şekilde sürdürüldüğü bir ortam içinde yaşıyoruz. Apaçık ortadadır ki, böyle bir ortam içinde bir yandan devrimci hareketin birliğini-bağımsız bir proleter siyasi hareketin, işçi sınıfının öz örgütünün yaratılması doğrultusunda- gerçekleştirmek için mücadele etmek, öte yandan faşizmin saldırılan karşısında "birliği" sağlamak ve korumak gerekiyor. Bugün ülkemizde sınıflar mücadelesinin objektif ve somut durumu bunu gerektiriyor. Biz bu konuda, içinde bulunduğumuz bu koşullarda sol hareket içinde hoş görülü bir tartışma ortamının esas alınması gerektiğini defalarca belirttik. Buna rağmen bu konuda sadece karşı devrim güçlerini sevindiren olaylar eksik olmadı. Bir yanda faşistler her cinayetlerinden sonra, solcular birbirini öldürüyor diye ortalığı bulandırmaya çalışırlarken, öte yandan devrimci harekete "macera" oIsun diye girmiş hastalıklı ve sorumsuz unsurlar devrimci harekete, karşı devrimcilerin sürnıeye çalıştıkları lekeyi sürmekten çekinmediler. Hainlik derecesindeki en son olay, (buna en son provokasyon demek hatalı değildir) provokasyon demek hatalı değildir)yaratılmadan önce yayınlanan bildiri ve |
![]() Oligarşiye karşı, fedakarca ve militanca savaşırken kalleşce, kahpece vurulan yiğit kardeşimiz... KEMAL KARACA
![]()
ANIN
MÜCADELEMİZE ÖNDER, YAŞAMIN ONURUMUZ OLSUN! Senin öldürülmende, bir kez daha: "ATEŞİ VE İHANETİ GÖRDÜK" BİR KERE DAHA BİN KERE DAHA KAHROLSUN PROVOKASYON |
|
yayınlarda yer alan şu satırları dikkatle okuyalım: "İdeolojik mücadele dışındaki yöntemler şüphesiz karşı devrimcilerin işine yarar. Ne var ki bu konuda bu yönteme baş vuran herkes suçlanamaz... Çünkü terminolojide ve sosyal pratikte devrimci terör denen bir şey vardır ve bazan da bu devrimciyim demesine rağmen objektif olarak karşı devrimci durumuna düşen kişi ve gruplara karşı da uygulanır." Evet, tenninolojide ve sosyal pratikte "devrimci terör" denen bir şey varmış ve bazan da bu devrimci geçinen kişilere karşı da uygulanırmış! İşte, en son provokasyonun siyasi çalışması önceden böyle yapıldı. Ötesi, böyle bir provakasyon sonradan sıkılmadan savunulabilmiştir de... Böylesi bir kafa yapısını sergileyen bir bildiriden aldığımız şu satırları okuyalım: "Küçük burjuva kariyerizminin insanı nasıl devrimcilerin saflarında görünürken birdenbire bir karşı devrim ajanı haline düşürdüğünün örneklerine çok rastlanmıştır. Troçkiler, Zinovyevler, Kamanevler bu yolda yürümemişler midir?.." Kendisini Devrimle özdeşleştiren (!) bayların muarızları "birdenbire Kamanev, Troçki haline, karşı devrim ajanı haline" geliveriyor. Böylece kendilerini de "birdenbire" Stalin olarak görmeye başlayan (! ?) böyle hastalıklı kafaların yaratacağı provokasyonların devrimci harekete daha fazla pislik bulaştırmalarının önüne nasıl geçilebilir? Onlara bu kafayla ortaya çıkarılan provokasyonlarını terminolojideki devrimci terör değil, karşı-devrimci terör olduğu nasıl anlatılabilir? Böyle bir kafa yapısı, sorunu "küçük burjüvazi kuvvete tapar, küçük burjuvazi içinde güç toplamının yolu güç gösterisinden geçer" şeklinde ele almaktadır. Devrimcilere karşı kullanılacak güç gösterisi kimin işine yarar? Böyle bir kuvvet gösterisinin ve onun yaratacağı "korku"nun sağlayacağı "güç toplama" ne işe yarar? Böyle bir güç, yarın işkencehanelerde, zindanlarda karşı devrim "güç"lerine tapmaz mı? Geçmiş bu tür sahte kabadayıların zor koşullarda nasıl karşı devrim saflarına geçtiğinin örnekleriyle doludur. Gerçekte böyle bir düşünce yapısına sahip olanlar, daha bugünden "devrimci-terör" diye karşı-devrimci teröre baş vuran bir ihanet mantığına varıp dayanmışlardır... Böyle bir kafa yapısına ve onun sınırsız saçmalıklarına teslim olunamaz. Bu tür insanların yarattıkları saçmalık ve provokasyonlara karşı şüphesiz aynı şekilde ve aynı yöntemlerle hesaplaşma söz konusu olmamalıdır. Sol hareket içinde sadece karşı devrim güçlerini sevindirecek bir ortamın yaratılmaması sorumluluğu sadece DEVRİMCİLERE AİTTİR! Ne var ki bu sorumluluğun devrimci harekete karşı bir silah haline getirilmesine de razı olunamaz. Bunun için karşı devrimci teröre, "güç gösterisine" teslim olunamaz. Bu yöntemlerin kendilerine hiç bir yarar sağlamıayacağı, devrimcilerin böyle kuvvet gösterilerine ne tapacaklarını ne de teslim olacaklarını anlatmak gerekir. Bu sakat düşünce ve kafa yapısını teşhir etmek ve yarattığı bütün provokasyonları ile birlikte lanetlemek bu yüzden DEVRİMCİ BİR GÖREV HALİNE GELMİŞTİR. Devrimciler, sol hareket içinde sağlıksız bir ortamın gelişmesini önleme sorumluluğunu ancak böyle yerine getirebilirler. O HALDE BİR KERE DAHA, BİN KERE DAHA KAHROLSUN PROVAKASYON. |
|
|
Biradım Dergisi Web Grubu 2003-2004 email: web@devrimciyol.org