ODTÜ açıldı direniş sürüyor

Faşist MC çetesinin yürüttüğü ODTÜ'yü faşistleştirme çabalarının bir sonucu olarak 9 aydır kapalı olan ODTÜ, faşist güçlerin bütün çabalarına rağmen 7 kasımda eğitime açıldı. Şimdi yine okuldaki faşist güçlerin ve MC'nin Çabalarına rağmen eğitim sürüyor. Bu gelişme, öğrencisi, işçisi, memuru ve öğretim üyeleriyle tüm ODTÜ kitlesinin başarılı direnişleriyle elde ettikleri bir başarı, olumlu bir ADIM'dır.

Bu olumlu adım elbette ki bir savaşta kazanılmış küçük muharebedir. Savaşın kendisini ise uzun ve çetin bir mücadele sonunda elde edeceğiz.

Şimdi okulda eğitimin sürmesine rağmen, geçen dönem içinde (okulun kapalı olduğu bir sırada okula yerleştirilen) işçi statüsündeki faşistlerin ve polisin varlığı sürüyor. Faşistler ODTÜ kitlesi içinde geniş bir şekilde tecrit edilmiş bir durumdayken, onların görevlerini yerine getiremeyişlerinden doğan boşluğu polis baskısı doldurmaya çalışıyor. Yine hala okul içinde geniş bir birlik halinde var olan jandarma yedek güç olarak bekletiliyor. Ve onun fonksiyonu şimdilik göz önünde pek görülmüyor. Mücadelenin ileri aşamalarındaki gelişen yeni durumlarda onun da fonksiyonu gözönüne çıkacaktır.

Polisin ODTÜ kitlesi üzerindeki işgalci baskısına ve jandarmanın yedek güç olarak eğitim alanında durmasına rağmen eğitimin sürdürülmesi bir nevi polisin ve jandarmanın varlığının kabullenilmesi değil midir? Polisin baskılarına aktif olarak karşı koymak gerekmez miydi? ODTÜ'deki devrimci önderliğin bu konudaki tutumu hatalı görülebilir mi?

Bugün ODTÜ'de devrimci önderdik başarılı bir siyaset izliyor. Okula işçi statüsünde sokulan faşistler, polis ve jandarma aracılığıyla ODTÜ'nün faşistleştirilmesine çalışıyor. Faşist güçlere karşı sonuçları hesap edilmeksizin rastgele ve toptancı bir anlayışla mücadele etmek söz konusu olamaz. Her durumda somut koşullar incelenmeli, hangi hedefe yönelmemiz gerektiği tesbit edilmeli, bu hedefe ulaşmak için elverişli araçlar seçilmeli ve öylece mücadele sürdürülmelidir. ODTÜ'de bugün bu mücadeleyi vermemiz için kendi güçlerimizi toplayabileceğimiz bir ortam gerekiyor. Bunun için ise herşeyden önce okul açık olmalıdır. Faşist güçler bunu kavradıkları için okulu açtırmamak için uğraçmışlardır. Biz ancak okul açık olduğu zaman faşist güçlere karşı başarılı ve güçlü bir mücadele sürdürebilir, adım adım ilerleyerek başarıya ulaşabiliriz.

Şimdi okulun açık tutulduğu koşullarda en geniç güçlerimizi toplayarak öncelikle faşistlerin okuldan atılması ve sonra polisin iniversiteden atılması jandarmanın eğitim alanından uzaklaştırılması için mücadele edeceğiz. Özelinde öğrenim özgürlüğü can güvenliği için, genelde tüm emekçi halklarımızın kurtuluşu için mücadelemizi sürdüreceğiz. ODTÜ'yü faşist güçlere bırakmayacağız. Faşistleri okuldan atacağız. Polisin baskısına karşı, tüm faşist baskılara karşı kararlılıkla direneceğiz. ODTÜ direnişini tüm Türkiye halklarının faşizme karşı direniş mücadelesinin bir parçası haline getireceğiz. Tek başına kurtuluşun olanaksız olduğunun bilincinde olarak tün emekçi halklarımızla birleşerek direnişimizi sürdüreceğiz. Ve nihai zafere hep birlikte ulaşacağız.

ODTÜ DEVRİMCİ GENÇLİK

DEVRİMCİ ODTÜ İŞÇİLERİ: "ODTÜ'YE UZANAN FAŞİST ELLER KIRILACAKTIR."
Okulun kapatılmasıyla daha rahat bir çalışma ortamı bulan Faşist Hasan Tan ilk iş olarak Türkiye'nin en büyük bilgisayar merkezi olan ODTÜ bilgisayar merkezinin yöneticiliğine bir malzeme memurunu atadı. Bu atamaya karşı çıkan 26 uzman personelin işine son verildi. Bu olayları diğer devrimci işçilerin atılması izledi.

Bu kıyımların ardından ODTÜ'ne kan ve terör geldi. Hasan Tan tarafından ODTÜ'ne yerleştirilen sözde işçiler güvenlik kuvvetlerinin gözü önünde Sosyal-İş üyesi devrimci kardeşimiz Feramuz Demir'i katlettiler. Daha sonra ÖTK Yürütme Kurulu Üyesi Ertuğrul Karakaya jandarmalar tarafından arkadan vuruldu. Böylece güvenlik kuvvetlerinin kimlerin güvenliği için ODTÜ'nde bulundukları bir kez daha açıklığa kavuştu. Sayıları 700'ü bulan ve üç-dört kamu kuruluşundan maaş aldıkları belgelerle saptanan faşist katiller çimlerde silah temizleyerek, işçilere ve öğrencilere saldırarak, servislerde bayan arkadaşlara bile sataşarak görevlerini sürdürdüler. Bu faşist katillerin bir kısmı hâlâ okuldadır.

Devrimci ODTÜ işçileri açısından ODTÜ'nün sağlıklı bir yapıya ve işlerliğe kavuşabilmesi için aşağıdaki koşullar gerçekleştirilmelidir:

1- Hasan Tan döneminde yapılan tüm atamalar geçersizdir. İşten atılan işçiler geri alınmalıdır. Faşist katiller ODTÜ'nden atılmalıdır.

2- İdari kademelere yerleştirilmiş olan asker ve sivil emeklilerin işlerine derhal son verilmelidir.

3-  Jandarma, eğitim alanından çıkartılmalıdır.

4-  ODTÜ'nde iş ve can güvenliği sağlanmalıdır.

5- Öğrenci Temsilciliği yasallaşmalıdır.

6- Yeni Rektör, İşçi-Öğrenci-Öğretim üyesinin onayını alarak göreve gelmelidir.

ODTÜ'nde verilen mücadele işçi sınıfımızın ve halkımızın mücadelesinin bir parçasıdır.

DEVRİMCİ O.D.T.Ü. İŞÇİLERİ

NOT: Bizler devrimci ODTÜ işçileri olarak faşist zulüm ve hayat pahalılığına karşı sürdürdüğünüz direniş kampanyasını destekliyoruz...


Biradım Dergisi Web Grubu 2003-2004 email: web@devrimciyol.org