ECEVİT VE "TAKTİKLERİ"

CHP Genel Başkanı Bülent Ecevit son günlerde Ege’de yaptığı bir seçim konuşmasında şöyle diyor:
"CHP yıllardan beri... barışı savunmuştur. Yurtta barışı sağlamak için uğraşmıştır. Onun için şimdi MHP’den gelen ve HENÜZ içtenliği davranışlarla ve olaylarla kanıtlanamayan barış çağrılarının muhatabı CHP olamaz.

"Bütün dileğimiz MHP’nin bu çağrısına içtenlik kazandırması ve yıllardır silahlı eylem için yetiştirdiği yandaşlarının ve militanlarının bu çağrıya uymalarını sağlamasıdır(...)

"Gelecekteki bir yaklaşım konusunda da şunu söylemek isterim. Ne zaman kurtları insanlardan önemli saymazlar, ne zaman çocuklarımızı kurtlara yedirtmekten vazgeçerler durumu ancak o zaman başka türlü değerlendirebiliriz." (Hürriyet, 21. 11.1977).
Son Meclis Başkanlığı olayından sonraki eleştiri ve tepkiler üzerine Ecevit’in savunması böyle oldu. Ecevit bu konuşmalarında faşizme karşı tutumundaki bütün sakatlığını ortaya koyuyor. Ona kalırsa faşistler samimiyetlerini HENÜZ kanıtlayabilmiş değiller. Eğer biraz daha gayret ederler de samimiyetlerini kanıtlayabilirlerse onların çağrılarını göz önüne alabilir, örneğin faşistlerle bir ortaklığa, bir koalisyona yanaşabilir. Örneğin, faşistler eğer bir dönem için saldırılarını durdursalar (ki bunu pekala yapabilirler) Ecevit onların barış çağrılarının samimiyetine inanarak kollarını uzatabilecektir.

Ecevit’in bu tutumunun en büyük tehlikesi sadece "gelecekteki bir yaklaşıma" kapı açıyor olması değildir. Asıl önemli olan Ecevit’in bu konuşmalari ve ifadeleri faşistlerle (şu veya bu şartlarla) şu veya bu konuda işbirliği yapabileceği şeklindeki anlayışının yaratacağı tehlikedir. Bu anlayışın halk yığınları içinde faşistleri tecritten kurtaracak bir anlayış olmasıdır. Faşistlerle hiçbir zaman ve hiçbir şart altında işbirliği yapılamayacağı kesinlikle bilinmelidir. Faşistler belli bir süre taktik planda saldırılardan vazgeçebilirler. Kurt bir süre kuzu postunun içinde gizlenip, kuzuya taze ve yeşil otlar sunabilir. Ama bu hiçbir zaman faşistlerin emekçi halklarımızın can düşmanı olduğu gerçeğini değiştirmez. Çünkü HER ZAMAN faşistler bir avuç parababasının, bir avuç soyguncunun halkı soymasına hizmet eden uşaklardır. Faşizmle hiçbir zaman uzlaşılamaz, işbirliği yapılamaz.

Meclis Başkanlığı sorunu ile ilgili olarak da Ecevit’in söylediği sözler tamamen tutarsızdır. Bu konuda CHP şu veya bu şart altında faşistlerle anlaşabileceğini kabul eden bir tutum ortaya koymuştur ki bu emekçi halkımıza karşı bir ihanetten başka bir şey değildir.

Burada bir soru akla gelebilir. Meclis Başkanlığı seçiminde, başkanı CHP’den seçmekle CHP kazançlı çıkmamış mıdır? Burada bir başka sorun da ortaya geliyor. Meclis Başkanı bir süre daha seçilmese ne olurdu? MC hükümeti bütçeyi çıkartmak için Meclis Başkanını seçtirmek zorunda idi. Yoksa bütçeyi çıkartamayacaktı. MHP ile anlaşarak Meclis Başkanını seçtiren CHP sadece faşistlere yardım etmemiş, aynı zamanda AP’yi ve MC’yi de bir çıkmazdan kurtarmıştır.

CHP ve onun Genel Başkanı Ecevit’in son dönemlerde yaptığı "taktik hata"larla (ki bunların hata olmamasının üzerinde ayrıca duracağız) tam bir çıkmazın içine giren mevcut sömürü düzeninin tam biz kurtarıcısı haline gelmiştir. MC geçen yaz başlarında büyük bir çıkmazın içine girmişken, bu çıkmazdan kurtulmak için IMF ve emperyalist güçlerin dayattığı erken seçimi kabul ederek MC’nin imdadına yetişmiştir.

Seçimlerden sonra tekelci parababalarının taleplerine uygun siyasetleri ile MC güçlerinin bir araya gelebilmesine yardımcı olmuştur. Zamlar ve devalüasyon konusunda da "sorumlu ve dikkatli"(!) tutumuyla faşist güçlerin en büyük yardımcısı olmuştur. Meclis Başkanlığı konusundaki tutumu da sadece faşistlerin işine yaramıştır.

Ecevit’in bu tutumunu nasıl değerlendireceğiz? Ecevit’in bütün bu tutumlarını taktik hata olarak değerlendirmek tabii ki doğru olamaz. Ecevit bu tutumuyla egemen sınıfların içine girdiği derin bunalımdan çıkmasına bilerek yardımcı olmaktadır. Kendisini iktidara getirmesini beklediği tekelci burjuvaziye yeterli güvence verebilme uğruna yapmaktadır bütün bunları.

Ecevit şimdi, hala seçim meydanlarında halkın umudu bayrağını sallamaya devam ediyor. Oysa farkında değil ki elindeki bayrağın bezi tamamen yok oldu. Şimdi o, halkın umudu bayrağı diye elinde kalan sopayı sallıyor halka.


Biradım Dergisi Web Grubu 2003-2004 email: web@devrimciyol.org