Emperyalizme ve Oligarşiye karşı
DEVRİMCİ GENÇLİK


 

12 Mart, DEV-GENÇ ve
TİP

Devrimci Gençlik. Sayı 7; 19 Nisan 1976
 

Ülkemizin yakın geçmişinde bir açık faşist diktatörlük uygulaması olarak yaşanan dönemin başlangıcı olan 12 Mart Muhtırası'nın 5. senesinde "12 MART OLAYI" üzerinde gerek burjuva basında gerekse "sol" basında çeşitli görüş ve değerlendirmeler, çözümlemeler ileri sürüldü. Bu görüşler ve tahliller hakkında gerçi söylenecek çok şey var. Ama biz burada bu konu üzerinde uzun uzun duracak değiliz. Devrimcilerin 5 yıl önceki yaklaşımlarının hala bu konudaki en doğru yaklaşım olduğunu söylemekle yetineceğiz.

 

Bizim burada üzerinde durmak ve açığa çıkarmak istediğimiz konu, ülkemiz "sol"unda bazı çevreler ve bir kısım aydınlar tarafından zaman zaman ortaya atılan "Dev-Genç'in 12 Mart'ı desteklediği" yolundaki iddialardır.

Çoğu zaman maksatlı olarak; ülkemiz "sol"unun gelişme sürecinde devrimci bir evre olan Dev-Genç hareketini karalama, revizyonist görüşlere güç kazandırma amacıyla ve bazen de kulaktan dolma bilgilerle ortaya atılan bu iddialar karşısında gerçeği ortaya koymak -gerçi maksatlı iddiaları ortaya atanlar için hiçbir anlam ifade etmeyecektir ama yine de- bugün gereklidir.

Dev-Genç'in 12 Mart'ı desteklediği iddialarının kaynağını 14 Mart tarihli Cumhuriyet gazetesinin bir manşet haberi oluşturmaktadır. 'Devrimci kuruluşlar tutumu (12 Mart kastediliyor) destekliyor" şeklindeki manşet-haber. Gerçekte ne Dev-Genç 12 Mart'ı destekleyen bir bildiri yayınlamış, ne de böyle bir bildiriye imza atmıştır.

Olayların gelişmesi aynen şöyledir:

12 Mart muhtırasının radyodan okunduğu günün akşamı bazı devrimci-demokratik kuruluşlar arasında bir ortak toplantı düzenlenmiştir. Daha önceleri de bu türden ortak toplantılar, Demokratik Güçbirliği toplantıları şeklinde sürdürülmüştür.

12 Mart günü yapılan toplantıya katılan kuruluş temsilcileri arasında başlıca 3 görüş ortaya çıkmıştır. Bir görüş 12 Mart'ın ilerici-devrimci bir hareket olduğunu, desteklemek gerektiğini savunmuştur.

Dev-Genç temsilcisi ve Mimarlar Odası temsilcisi bu görüşe kesin karşı çıkmıştır ve muhtıraya karşı çıkılması görüşünü savunmuştur. Dev-Genç temsilcisi destekleme şeklindeki bir bildiriye imza atmayacaklannı ve kendi görüşlerini bağımsız bir bildiriyle açıklayacağını söylemiştir.

Bir Oda'nın "Doktorcu" olarak bilinen başkanı ve TÖS'ün o zamanki TİP eğilimli başkanı da Dev-Genç'in tavrına karşı çıkarak muhtıraya karşı çıkılmaması görüşünü ileri sürmüşlerdir. Sonuçta ne karşı çıkma ne destekleme anlamına gelmeyecek altta fotokopisi görülen bildirinin ortak olarak yayınlanması kararlaştırılmıştır( 1 ). Muhtıra karşısında muğlak bir ifade taşıyan bu bildiriyi, 12 Mart Muhtıra'sını (ve Erim hükümetini) sıkıyönetime kadar destekleyen İlhan Selçuk yönetimindeki Cumhuriyet gazetesi destekleme olarak yorumlayan, haberi o şekilde vermeyi tercih etmiştir.

İşte bu "gazetecilik olayı" o günden bu yana Dev-Genç'in 12 Mart Muhtırası'nı desteklediği şeklindeki yalan ve maksatlı haberlere kaynaklık etmiştir. 6 günlük Dev-Genç yönetimi bu haberi tekzip etmemekle hata etmiştir. Ama hemen o günlerde kendi görüşlerini bir bildiri ile açıklamıştır. Altta fotokopisini yayınladığımız bildiri bütün Türkiye çapında Dev-Genç örgütleri aracılığıyla 10 binlerce basılarak dağıtılmıştır.
 

12 MART KARŞISINDA TÜRKİYE SOLU

Şüphesiz ki gerek demokratik kuruluşların ortak bildirilerini, gerekse 12 Mart konusundaki Dev-Genç bildirisini birçok yönden eleştirmek mümkündür ve hatta gereklidir. Mümkün olmayan şey, bu bildirilere dayanarak -ve 12 Mart konusunda hemen o günlerde yayınlanan Kurtuluş gazetesindeki, bugün bile hala konuya en doğru yaklaşım niteliğini taşıyan görüş ve yorum ortada iken -Dev-Genç'in 12 Mart Muhtırası'nı desteklediğini iddia edebilmektir( 2 ).

Şüphesiz her önemli olay karşısında olduğu gibi 12 Mart karşısındaki tavırlar da birer mihenk taşıdır. Bu tavırlar incelendiği zaman, sözde işçi sınıfını temsil ettiğini söyleyen bir çok "sol parti" ve kümelenmeler hakkında çok önemli bilgi ve sonuçlara ulaşılabilir. Bir bütün olarak söylenebilir ki, 12 Mart karşısında ülkemiz solunun içindeki burjuva eğilimleri ağır basmıştır. Hem muhtıra karşısında, hem de tüm bir dönem boyunca. Sadece 70'lerin içinden filizlenen genç Devrimci Hareket hem Muhtıra karşısında hem de tüm 12 Mart gericiliği döneminde onurlu bir sınav vermiştir. Bu gerçeği, onlarca yiğit devrimcinin kanlarıyla Türkiye topraklarına yazdıklan bu gerçeği, bir takım kocakarı dedikoduları ile unutturmak mümkün müdür?

TİP'in yayın organı "Çark-Başak"ın 3. sayısında şu satırları okuyoruz: "TİP'in 12 Mart karşısındaki doğru tavrı bugün nedense unutturulmak istenmektedir". Neymiş bu doğru tavır? Bu tavrı yine aynı dergiden öğrenelim: "...Oysa işçi sınıfının politik ve ekonomik mücadelesi ve örgütlenmesi, demokratikleşme sürecinin ilerlemesi bakımından (bu) anayasal hak ve özgürlüklerin korunması ilk şarttır. Onun için TİP, muhtıra radyodan okunur okunmaz (...) seçimlere gidilmesini talep etti."

İşte 12 Mart karşısında. TİP'in doğru tavrı(!). İşçi sınıfının politik ve ekonomik mücadelesinin ilk şartını anayasal haklarda gören bu düşünce tabii anayasal haklar ortadan kaldırılınca -işçi sınıfının politik mücadelesi verilemeyeceğine göre(!)- gidip teslim olmaktan başka bir yol bulamayacaktır. Nitekim TİP yöneticilerinin "sıkıyönetimin teslim ol çağrıları radyodan yayınlanır yayınlanmaz" valizlerini alarak Mamak yolunu tutmaları bu bakımdan onların düşüncelerine uyan bir davranıştır. Ama 12 Mart karşısındaki bu tavırlarını bir günah gibi saklayacaklarına; temel varlık şartını anayasal haklarda bulan, sıkıyönetim komutanı "kapan" deyince kapanan, "açıl" deyince açılan bir partiyi işçi sınıfı partisi; toplan denince toplanan bir takımeri tavnnı da doğru tavır diye bugün devrimcilere yutturmaya kalkıyorlar.
 
(1) Bildiri yazma komitesinde TÖS, İnşaat Mühendisleri Odası ve DEV-GENÇ temsilcileri yer almıştır.

(2) Yine bu arada bu bildiri olayının yanında bir başka olayı daha aktaralım: Ortak kuruluşlar adına bildiriyi kaleme alanlardan İnşaat Mühendisleri Odası temsilcisi, kuruluşların haberi olmaksızın, yetkisi olmadığı halde, kuruluşlar adına ortak bir telgraf çekerek muhtırayı imzalayanlara başarı dilemiştir.


Biradım Dergisi Web Grubu 2003-2004 email: web@devrimciyol.org