Emperyalizme ve Oligarşiye karşı
DEVRİMCİ GENÇLİK


 

Geçmiş karşısında doğru devrimci tavır
ne olmalıdır ?

Devrimci Gençlik. Özel Sayı, 28 Mart 1977

12 Mart, Devrimci Hareket açısından ağır bir yenilgi olarak ortaya çıktı.

Ülkemiz devriminin ve onun vazgeçilmez önkoşulu olan bağımsız bir devrimci hareketin, bu yenilginin devrimci dersleri üzerinde yükseleceğine şüphe yoktur.

Engels diyor ki: "Sert bir çarpışmadan sonraki bir yenilgi devrimci değeri kolayca kazanılmış bir zafere

 
eşit bir olaydır."

İşte 1971 yenilgisi ülkemiz devrimi açısından çok zengin dersler ihtiva eden böyle bir muhteva taşımaktadır. Bugünün en önemli sorunlarından biri de kuşkusuz ki geçmişin devrimci derslerinin sağlıklı bir şekilde ortaya çıkarılmasıdır.

Geçmişi ele alıştaki metot ne olmalıdır? Geçmiş hareketin yenigisi karşısındaki devrimci tavır nasıl olmalıdır?

Bu konuda herşeyden önce şunu ortaya koymak gerekir. Bugünün sorunları karşısında doğru ve bütünsel bir bakış açısına sahip olmayanlar geçmişi doğru bir şekilde değerlendiremezler.

Bugünün sonınlan karşısında tam bir ilkesizlik içinde bulunanlar, eklektisizmin bataklığı içinde yüzenler, her konuda bir tek yanlılığa varıp çakılmaya mahkumdurlar. Bugüne tek yanlı bakış, geçmişin ele alınışındaki bir tek yanlılığa ve onun inkarcılığına varıp dayanmak zorundadır.

Genellikle, geçmişe bakışımızı bugünkü görüşlerimizin belirlediği savı ihmal edilir. Oysa bugüne bakışımız, bugünün sorunlarını kavrayışımız dünü değerlendirişimizi koşullandırır. Dünü bugünkü görüşlerimiz açısından değerlendiririz.

İginçtir, bu şekilde kimisi geçmişte sosyal emperyalizme hizmeti buldu, kimisi de ABD emperyalizmine..., kimileri de goşizmi, anarşizmi ve maceracılığı...

Bu yüzden, bugünkü sorunlar konusunda bütünsel ve doğru bir bakış açısına sahip olmayanların geçmişi doğru bir şekilde değerlendirmeleri mümkün değildir diyoruz. Bugünün sorunları karşısında eksiklikler, tek yanlılıklar mutlaka geçmişi ele alışta ortaya çıkacaktır.

Bugün için bütünsel bir bakış açısına sahip olmayanların geçmiş karşısındaki tavrı onu orasından burasından çekiştirmekten öteye gidemez. Bu şekilde geçmiş karşısında devrimci bir tavrın alınması olanaksızdır.

12 Mart sonrasında bu soydan çok "geçmiş eleştirileri" ortaya atıldı. Herbirisi sübjektif-idealizmle malul, her birisi tek yanlılığın inkar illeti içinde boğulup kalan sözde eleştiriler.

Öte yandan, biz geçmişi bugünkü görevlerimiz açısından ele alıp incelemeliyiz. Yoksa geçmiş hareketi analitik yöntemle parça parça ele alıp orası yanlış, burası kötü gibi bir değerlendirmeye gitmek ve onun içinden "kötüleri" atıp "iyileri seçmek" tamamen saçma ve idealistçe bir şeydir. Oysa "hareketin, kendi seyri içinde bütün eskimiş ve cansız fikir kalıntılarını süpürüp bir kenara atacağına ufak bir şüphe dahi yoktur. Ama böyle bir kenara atış, sadece eski hataların reddedilmesi durumuna indirgenilmemelidir. Fakat mukayese kabul etmeyecek kadar önemli olan şey, bunun yeni görevlerin yerine getirilmesine yönelik... yapıcı devrimci çalışma şeklini alması gerektiğidir" (Lenin).

Geçmiş hareketin ele alınışının bugünün somut görevleri çerçevesindeki diyalektik kavrayıştan uzaklaşılması ve onun parça parça sözde "iyilerini alıp kötülerini atmak" sonuçta kaçınılmaz olarak bir ilkesiz.eklektisizmi (seçmeciliği) ortaya çıkarır. 12 Mart’tan sonra ortalıkta en çok görülen akım -bu yüzden- böyle bir ilkesiz eklektisizm oldu. Kimi proleter ihtilalci yanlarını savunup "küçük burjuva ihtilalci ve revizyonist yanlarını" reddederken, kimi ihtilalci ruhuna sahip çıkıp "teslimiyetçi" yanlarını atarken sonuç olarak inkarcılığın çeşitli kılıflarını yaratmaktan başka birşey yapmadılar. Böylesi iflah olmaz "seçmecilerin" geçmiş üzerine şatafatlı, süslü sözleri gürültü ile tekrar edip durmaktan bir an olsun geri durmamalarına rağmen, hemen daima ya Çin ya da Sovyet kapısına varıp dayanmaları raslantı değildir.

Geçmişin "Kemalizm" sorunu, suni denge sorunuydu; şuydu, buydu diye parça parça çekiştirilip durularak ve böyle sözde geçmiş eleştirilerinden başlayarak ilkesiz eklektisizmden, kafa karışıklığından ve tam bir siyasi bulanıklıktan başka bir yere varılamayacağı için; işte tam da bu yüzden geçmişin devrimci, bütünsel ve sağlıklı bir değerlendirmesinin, ancak bugünün somut sorunları ve temel meseleleri konusunda bütünsel bir bakış açısırıa sahip olan DEVRİMCİ BİR HAREKET TARAFINDAN YAPILABİLECEĞİNİ SÖYLÜYORUZ. Eleştiri ancak o zaman geçmişin inkarı olarak değil, geçmişin bugün ve gelecek içindeki yerinin kavranılması olarak, geleceğin bir ipucu, bir yol göstericisi olarak ortaya çıkabilir.

"Bırakın liberallerin ve dehşete düşmüş entelleklüellerin özgürlük adına verilen ik gerçek kitle muharebelerinden ödleri kopsun, bırakın korkaklar gibi döğüştüğünüz yere tekrar gitmevin, ölüme giden yola bir daha ayak basmayın desinler, sınıf bilincine sahip proletarya onlara şöyle cevap verecektir: Tarihte bütün devrimlerin büyük sorunları sadece ileri sınıfların tekrar tekrar saldırıları ile çözülmüştür ve onlar yenilgi derslerini öğrendikten sonra zafere ulaştılar. Yenilmiş ordıılar iyi öğrenirler" (Lenin).


Biradım Dergisi Web Grubu 2003-2004 email: web@devrimciyol.org